Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/2577 E. 2015/28878 K. 17.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2577
KARAR NO : 2015/28878
KARAR TARİHİ : 17.09.2015

MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesi

SUÇ : Nitelikli mala zarar verme, Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 5 no’lu gözlem odasında (Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/167 E sayılı dosyasındaki kovuşturma kapsamında) 03/11/2010 tarihinden itibaren müşahade altında tutulan 15-18 yaş grubundaki suça sürüklenen çocuğun, sünger yatağını, ele geçirdiği çakmakla yakması eyleminin “nitelikli (kamu malına-yakarak) mala zarar verme” ve “Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” eylemlerini oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma-kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-TCK’nın 44.maddesinin “İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.” hükmü nazara alınarak suça sürüklenen çocuğun, eylemine uyan 152. maddesinde tanımlanan “nitelikli mala zarar verme” suçundan “mahkumiyetine” hükmolunması gerekirken ayrıca “Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” suçundan da cezalandırılmasına karar verilmesi,
2-03.11.2010-24.01.2011 tarihleri arasında ilgili hastanede “Depresyon, Antisosyal Kişilik Özellikleri” tanılarıyla yatarak tedavi gördüğü sırada üzerine atılı suçları (suçu) işlediği dosya kapsamından anlaşılan suça sürüklenen çocuğun, yüklenen suçlar ve suç tarihi itibariyle TCK’nın 32.maddesi kapsamında “işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı yönünden rapor alınmadan kovuşturmaya son verilmesi,
3-5395 sayılı Kanunun 35. ve ilgili Yönetmeliğin 20/1.7.maddesi uyarınca, fiili işlediği sırada 15-18 yaş grubunda bulunan çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal inceleme raporu alınmasına neden gerek görülmediğinin gerekçesinin kararda denetime olanak verecek şekilde yazılmaması,
4-Kabullere göre de;
a-“Kamu malına zarar verme” suçunun “yakarak” işlendiğinin iddia ve kabul olunması karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 152/2-a maddesinin tatbik edilerek cezasının arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
B-“Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” suçundan hüküm kurulurken uygulama maddesinin, kısa kararda TCK’nın 170/1-a yerine 171-a olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, hükmolunan cezalar yönünden kazanılmış hakların saklı tutulmasına, 17/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.