Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/3116 E. 2015/22610 K. 30.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3116
KARAR NO : 2015/22610
KARAR TARİHİ : 30.03.2015

Kamu malına zarar verme suçundan sanıklar … ve …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 152/1-a, 168/1 ve 62. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun’un 58/6. maddesi uyarınca cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108/4. maddesi uyarınca infazın tamamlanmasından sonra 1 yıl denetim süresine tabi tutulmalarına dair Çankırı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/10/2014 tarihli 2014/151 esas 2014/394 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 21/01/2015 gün ve 2014/1780/4725 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/02/2015 gün ve 2015/33688 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre;
1-Sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 152/1-a. maddesi uyarınca hükmolunan 1 yıl hapis cezasından aynı Kanun’un 168/1. maddesi gereğince 2/3 oranında indirim yapıldığında 4 ay hapis cezası yerine, 8 ay hapis cezasına hükmolunmasında ve aynı Kanun’un 62. maddesine göre 1/6 oranında uygulanan indirimin, hükmolunması gereken 4 ay üzerinden hesaplanarak sonuç cezanın 3 ay 10 gün hapis cezası yerine, 8 ay üzerinden hesaplanarak sanıklar hakkında 6 ay 20 gün hapis cezası verilmesi sureti ile fazla ceza tayininde,
2-Sanık … hakkındaki adlî sicil kaydında yer alan Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/02/2009 tarihli ve 2007/141 esas, 2009/123 sayılı kararında tekerrür hükmü uygulandığı nazara alınmaksızın ve sanığın adli sicil kaydında birden fazla hükümlülüğünün bulunması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58. maddesine göre tekerrür uygulaması yapılırken, tekerrürün koşullarının varlığı ile sanık hakkında kaçıncı kez tekerrür hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hakkında tekerrür hükmünün uygulanmasında,
3-Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu konuda karar verecek merci 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5.fıkrası ile de tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde şartla salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanacağının hükme bağlandığı, bu sebeplerle denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden, infazı kısıtlar şekilde sanıklar hakkında ayrı ayrı 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesinde,
4-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinde yer alan “(1 )Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak; a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten, b) Seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi haklan kullanmaktan, e) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan, d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan, e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten,Yoksun bırakılır. (2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.” hükmü gözetilmeyerek ve sanıklar hakkında hak yoksunluklarına hükmolunmayarak, anılan kararın yargıç tarafından 11/11/2014 tarihinde kesinleştiği belirtildiği hâlde, kesinleşme tarihinden sonra 18/11/2014 tarihli kesinleştirme şerhinde belirtilmek ve sanıkların bu husustaki yasa yollarına ilişkin hakları dahi kısıtlanmak ve ayrıca anılan tarihte hangi yargıçın bu kararı imzaladığı ilk bakışta anlaşılamayacak şekilde belgenin “yargıç” olarak imzalanmak sureti ile denetime olanak sağlanmamasında ve yine aynı yargıç tarafından tespit edildiği düşünülen kesinleşme tarihinden sonra, şerh yazısı düzenlenerek bu kez anılan kararın içeriğinin kesin olarak değiştirilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Çankırı 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 15/10/2014 tarihli ve 2014/151 esas, 2014/394 sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince, aleyhte etki etmemek üzere BOZULMASINA, bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 30/03/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.