Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/3171 E. 2015/22950 K. 02.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3171
KARAR NO : 2015/22950
KARAR TARİHİ : 02.04.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın, Aydın Valiliği İdare Kurulu’ndan alınmış “yeşil kart verilmesinin uygun olduğuna” dair bir karar bulunmadığı (müracaat dosyası olmadığı) halde 30/06/1997 günü saat 08.50 itibariyle Yeşil Kart Bilgi Sistemine girilip, teslim alınmış (aktif hale getirilmiş) ele geçmeyen (adli emanete alınmış 18 yeşil kart arasında bulunmayan) adına düzenlenmiş yeşil kartı kullanarak hastanelerden 31 TL’lik sağlık hizmeti alması eyleminin “nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenebilmesi amacına yönelik olarak; sanığın, ileri sürülen 31 TL’den ibaret sağlık hizmetini hangi kuruluştan hangi tarihte, ne şekilde aldığının tespit olunması, hizmete ait belgelerin onaylı suretlerinin getirtilmesi, İl Sağlık Müdürlüğü’nün 02/12/2011 tarihli yazısı içeriğinde bahsi geçen … Müfettişinin inceleme-soruşturma raporunun sanıkla ilgili olan kısmının onaylı fotokopisinin dosyaya intikalinin sağlanması katılan vekilinin temyiz dilekçesinde ve iddianame anlatımında ismi geçen … hakkında soruşturma-kovuşturma yapılıp yapılmadığının öğrenilmesi, yapılmış ise dosyalarının getirtilip incelenmesi, bu davayı ilgilendiren bilgi-belgelerin tasdikli örneklerinin alınması, gerektiğinde .., . … ve soruşturma kapsamında “yeşil kartları” adli emanete alınan on sekiz kişinin tanık sıfatıyla usulünce dinlenmeleri toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma ve kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.