Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/3392 E. 2015/22872 K. 01.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3392
KARAR NO : 2015/22872
KARAR TARİHİ : 01.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanlar ve tanıkların gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşmasında vermiş oldukları savunmalarından anlaşacağı üzere somut olayın; sanığın katılan … kızını … işe başlatacağını, katılan …’e de kızını … İşleri’nde kadrolu işe başlatacağını, kendisinin … olduğunu, bazı bakanların ismini vererek onların yanında çalıştığını, … danışmanı olduğunu, … İran’daki şirketinde genel müdürlük yaptığını söyleyerek katılanlardan haksız çıkar sağlandığının ve sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 158/2 maddesinde belirtilen “Kamu görevlileriyle ilişkisi olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması;
Bozmayı gerektirmiş, katılan … ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.