YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4281
KARAR NO : 2015/29629
KARAR TARİHİ : 07.10.2015
MAHKEMESİ : Çubuk Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Başka bir tahkikat nedeniyle Cumhuriyet savcısının talimatıyla gözaltına alınan sanığın, polis ekipleri tarafından Çubuk İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğü sırada nezarethaneye girmek istememesi nedeniyle zorluk çıkararak İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün koridorunda bulunan cama vurup kırmak suretiyle nitelikli mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık ifadesi, tutanaklar ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçunu işlediğine yönelik kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
21/09/2011 tarihli tutanak, bu tutanak içeriğini doğrulayan 22/09/2011 tarihli Çubuk İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün yazısı ile sanığın annesi tarafından kamu davası açıldıktan sonra kurumun zararının giderildiğinin anlaşılması ve kararın gerekçe bölümünde de bu hususun kabul edilmesi karşısında, sanık hakkında TCK’nın 168/2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediği tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.