Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/4288 E. 2015/29567 K. 07.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4288
KARAR NO : 2015/29567
KARAR TARİHİ : 07.10.2015

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Mala zarar verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanığın, kardeşi olan katılana ait araca kendi aracı ile kasten çarparak zarar verdiği ve bu şekilde mala zarar verme suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazının reddine, ancak;
1- Suç tarihi itibariyle kardeş oldukları görünen sanık ile katılanın bu durumları nazara alınarak; 5237 sayılı TCK’nın 167/1-c maddesine göre, “aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin zararına suçun işlenmesi halinde ilgili akraba hakkında ceza verilmeyeceği” hükmü ile aynı kanun maddesinin 2. fıkrasındaki; aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin zararına olarak bu suçun işlenmesi halinde ilgili akraba hakkında verilecek ceza yarısı oranında indirilir” hükmü de gözetilerek, sanık ve katılanın aynı konutta birlikte yaşayıp yaşamadığı araştırılıp, sanık hakkında şahsi cezasızlık ve cezada indirim düzenleyen 5237 sayılı TCK’nın 167. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle hüküm kurulması,
2- 6352 sayılı Kanunun 100. maddesi ile değişik CMK’nın 324/4. maddesi ek cümlesinin “devlete ait yargılama giderlerinin 21/07/1953 tarih ve 6183 sayılı Amme Alacaklarını Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106 maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderlerin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilir” hükmüne rağmen terkin tutarı olan 20 TL altındaki yargılama giderinin sanığa yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/10/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.