YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4508
KARAR NO : 2015/23834
KARAR TARİHİ : 16.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’in kendisinden borç alan sanık …’nın işyerindeki makineler için icra takibi yaptığı, arkadaşı olan ve sanık …’nın işyerinde çalışan sanık … ile görüşüp bilgi alan katılanın işyerini devralmaya karar verdiği, bu kapsamda sanık …’nın borçları nedeni ile Antalya’ya kaçması nedeniyle işlerini idare eden oğlu sanık … ve sanık … ile bir araya geldiği, aralarında yaptıkları 31.10.2005 tarihli protokol ile katılanın sanık …’nın sanık …’e olan borçlarını mülkiyeti kendisine ait olan ve 65.000 TL değer biçtikleri yazlık ile toplamı 17.000 TL olan senetleri vermek suretiyle ödemeyi vaat ettiği, karşılığında ise KİS model DKS-127 dijital minilap baskı makinesinin katılana devredileceğinin karalaştırıldığı, katılanın, yazlığının mülkiyetini sanık …’in avukatının üzerine devrettiği, sanık …’nın ise bahsi geçen işyerini devraldığı, ancak bir süre sonra baskı makinesinin üzerinde haciz bulunduğunu, taksitlerinin ödenmediğini öğrendiği, makinenin satıcısı tarafından geri alındığını iddia ettiği somut olayda; sanık …’nın, babası olan …’ya ait olan ve babası ile işlettikleri fotoğraf stüdyosunu katılana devretmek konusunda anlaştığı, bahsi geçen protokolün yapıldığı sırada fotoğraf stüdyosunda bulunan menkul mallar ile yüksek değerli olan KİS model dijital baskı makinesinin sanık …’in alacağının dışında başka alacaklılar tarafından da haczedildiğinin katılandan gizlendiği, malların daha önce hacizli olduğunun … İcra Müdürlüğünün 2005/2706 nolu icra dosyasının dosya arasında bulunan 29.08.2005 tarihli haciz tutanağı sureti ile sabit olduğu, yine yapılan protokolde bahsi geçen yüksek değerli olan KİS model dijital baskı makinesinin parasının ödenmediğinin de katılandan gizlendiği, katılan dükkanı devraldıktan sonra 29.08.2005 tarihli tutanak ile haczedilen menkul malların muhafazası için 22.03.2006 tarihinde katılanın işlettiği dükkana gelindiği ve mahcuz malların tespiti yapılarak yediemin olarak katılana teslim edildiği, yine KİS model dijital baskı makinesinin parası ödenmediği için makinenin satışını yapan … tarafından makinenin katılanın elinden alındığı, bu şekilde katılanın zarara uğradığı, yapılan bu izahata göre, hacizli ve borçlu malları bu durumu gizleyerek katılana devreden ve katılanı mağdur eden sanık …’nın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca, hapis cezası ertelenen sanık hakkında kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğuna hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, TCK’nın 53/1-c maddesine ilişkin kısmın hükümden tamamen çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.04.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.