Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/4575 E. 2015/29929 K. 13.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4575
KARAR NO : 2015/29929
KARAR TARİHİ : 13.10.2015

MAHKEMESİ : Gölbaşı(Ankara) 1. Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, yaralama

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1)Katılan sanık B.. Ö.. hakkında hakaret, mala zarar verme ve yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Sanığın yokluğunda verilen 26/12/2014 tarihli usulüne uygun olarak tebliğ edilen 08/12/2014 tarih, 2014/428 Esas 2014/500 Karar sayılı red yönünde ek kararın katılan sanığın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 20/01/2015 günlü temyiz inceleme başvurusunun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2)Katılan sanıklar Ç.. Ç.. ve N.. Ç.. hakkında yaralama ve hakaret suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde,
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır. Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır. Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Katılan sanık N.. Ç..’ın yanında tanık F.. Ç.. varken aracı ile seyir halinde olduğu, yolun sağ tarafında ilerlediği, aracı ile aniden sol şerite sinyal vermeden hareket ettiği, katılan sanık B.. Ö.. ve temyiz dışı katılan sanık Ö.. Ö..’ın aracı ile diğer katılanların aracını sollamaya çalıştıkları, katılan sanıkların kaza yaptıklarını düşünerek yolun kenarında durdukları, tartışmaya başladıkları, karşılıklı olarak birbirlerine küfür ettikleri, birbirlerini basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaraladıkları, böylece katılan sanıklar N.. Ç.. ve Ç.. Ç..’ın yaralama ve hakaret suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda; katılan sanık beyanları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre katılan sanıkların yaralama suçunu gerçekleşmesi muhtemel tehlikeyi orantılı bir biçimde defetmek suretiyle meşru müdafaa şartları içerisinde gerçekleştirdiği, hakaret suçunu ise işlediklerinin sabit olmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin beraat ve ceza verilmesine yer olmadığı yönünde kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanık B.. Ö..’ın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 13/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.