YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4619
KARAR NO : 2015/29937
KARAR TARİHİ : 13.10.2015
.
MAHKEMESİ :.Asliye Ceza Mahkemesi
.
SUÇ : Mala zarar verme, tehdit, hakaret, işyeri dokunulmazlığını ihlal
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Tehdit, bir kimsenin başkasını,kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girildikten sonra çıkmayan kişi konut dokunulmazlığı suçunu işlemiş olur. Konuta girmek, failin bütün vücudu ile tamamen konuta girmesi demektir. Bu nedenle, konutun eklentisi içinde olmamak kaydıyla, pencereden içeriye bakma, kapıyı dinleme camı tıkırdatma,dış kapı zilini çalma bu suçu oluşturmaz. Konuta veya eklentisine nereden girildiğinin önemi yoktur. Konuttan çıkmamak,konut sahibinin rızası ile girilen konuttan, söz, hareket ve tavırlarıyla kendisini çıkmaya davet edilmesine rağmen, çıkmamaktadır.
Rızaya aykırı olarak girme veya rıza ile girildikten sonra çıkması istenilmesine rağmen çıkmayan kişi bu eylemini, açık bir rızaya gerek olmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentilerinde işlemesi hâlinde Fail ikinci fıkraya göre cezalandırılacaktır. Girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri, Avukatlık bürosu, Doktor muayenehaneleri, Emlak bürosu, Mimar bürosu, vb. gibi izinle girilmesi gereken yerlerdir. Girilmesi mutat olan yerlere, süper marketler, mağazalar, dükkanlar, pasta salonları, kahvehane, restoran ve lokantalar, sinema, tiyatro, otel, bar, hastane, örnek gösterilebilir. Halka açık olduğu saatlerde bu gibi, yerlere giriş de suç oluşmaz. Ancak halka kapalı olan saatlerde buralara rıza haricinde girilmesi hâlinde bu fıkradaki suç oluşacaktır.
Sanığın hakkında devam eden üç adet icra dosyası bulunduğu, dosyalardan bir tanesine babasının kefil olduğu, ve bu dosya hakkında babasının maaşı üzerinde haciz işlemi uygulandığı, sanığın bu haciz işlemi ile ilgili görüşmek amacıyla avukat olan katılan H.. K..’un bürosuna gittiği, katılan Halime’ye hitaben “bayan olmasan ben sana yapacağımı bilirim. biz eski mafyayız bizden kork” dediği ve oradan ayrıldığı, daha sonra yeniden avukatlık bürosuna gelerek katılan ……. ile icra dosyası ile ilgili görüşmek istediği, diğer katılanın işini icra dairesinde çözebileceğinin katılan Halime’nin il dışında olduğunu söylemesi üzerine sanığın sinirlenerek “bu işi bugün burada çözün yoksa gitmem …… hanımı öldüreceğim” dediği ve orada bulunan yazıcıyı yere atarak kırdığı, böylece sanığın tehdit, mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarını işlediğinin iddia edildiği, tanıkların beyanlarında sanığın katılan ……’ye yönelik “onu öldüreceğim” dediğini ayrıca yazıcıyı yere atarak kırdığını ifade etmeleri karşısında sanık beyanı, katılanlar beyanları, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçları işlediğine yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş sanığın kendisine yapıldığını iddia ettiği haksızlığa karşılık kanuni yollara başvurma imkanı varken söz konusu eylemleri gerçekleştirmiş olması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine itibar edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 13/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.