Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/5383 E. 2015/30381 K. 21.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5383
KARAR NO : 2015/30381
KARAR TARİHİ : 21.10.2015

MAHKEMESİ : Alaca Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Mala zarar verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suçtan doğrudan doğruya zarar gören şikayetçilerin 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesine göre, sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulundukları belirlenerek ve aynı kanunun 237/2.maddesi uyarınca katılmalarına karar verilerek yapılan incelemede;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanık ile şikayetçilerin köyde ikamet edip komşu oldukları, sanığa ait hayvanların köyde kokuya neden olduğu gerekçesiyle şikayetçilerle arasında anlaşmazlık bulunduğu, şikayetçilerin konuyla ilgili olarak Kaymakamlık makamına ve Çevre Sağlık Müdürlüğüne müracaatta bulundukları, ayrıca kendilerine ait ve fiilen kullanılmayan evin çevresini tel örgü ile çevirerek sanığın hayvan kalıntılarını buraya atmasını engellemek istedikleri ancak sanığın söz konusu tel örgüleri keserek mala zarar verme suçunu işlediği iddia edilen olayda;
Tüm dosya kapsamına göre, sanık savunmasında, sözkonusu telin hayvanlarının o boşluğa girmesine engel olduğu için kendisine faydalı olduğunu, büyükbaş hayvanların yoldan gelip geçerken o tele takılarak kopmasına sebep olmuş olabileceğini, o teli ne kestiğini, ne de zarar verdiğini, ne de bunun olduğunu gördüğünü, hayvan leşlerini de bahçelerine atmadığını, o leşleri köpeklerin alıp getirmiş olabileceğini, o yüzden üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, şikayetçiler ise kollukta alınan beyanlarında sanığın ölü hayvanları arazilerine ve sokağa attığını komşuları U.. Ç..’ın
gördüğünü belirttikleri, olayın tek tanığı U.. Ç.. beyanında, sanık Y.. A..’ın şikayetçilerin arazisine ve sokağa ölü hayvan attığını görmediğini, C.. D..’ın arazisinde bir kaç kez ölü hayvan gördüğünü, bu leşlerin oraya nasıl geldiğini bilmediğini, şikayetçilerin evinin çevresine çekmiş oldukları teli kimin kestiğini de görmediğini belirttiği,olay yeri görgü ve tespit tutanağında evin etrafına çekilen telin evin kuzey yönündeki bölümünden kesilmek suretiyle içeriye giriş için bir alan açıldığı ve kesilen telin yerde olduğu, evin batı cephesinde de bulunan yaklaşık 5 metre çekili tele zarar verildiğinin tespit edildiği ancak sanığın üzerine atılı eylemi işlediğine dair şikayetçilerin beyanlarını doğrulayacak tanık beyanı bulunmadığı, bu suretle sanığın cezalandırılmasını gerektirir her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 21.10.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.