YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5394
KARAR NO : 2015/23557
KARAR TARİHİ : 14.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın karısı olan temyiz dışı sanık … ile birlikte müşteki…’ya ait olan ve diğer müştekinin de çalıştığı işyerine gittikleri, 2 TL’lik bir mal alımı sebebiyle 50 TL bütün para uzattıkları, müşteki …’ın para üstü ayarlamaya çalıştığı sırada …’ ün kendisine verilen para üstü ile birlikte 50 TL’yi geriye alıp dükkandan ayrılmaya çalıştıkları sırada durumu fark eden müşteki…’nın bağırıp, dükkandan ayrılmamalarını söylediği, buna rağmen …’ün para üstü ile birlikte hızla dükkandan kaçıp uzaklaştığı, sanık … müşteki…’nın işyeri komşularının da yardımı ile işyerinden uzaklaşmadan yakalandığı, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık, müşteki ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçun sanık tarafından işlendiği anlaşılmakla hakkında verilen mahkumiyet kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak,
TCK’nun 53/3 maddesi gereği, sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilinceye kadar, diğer kişiler üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği halde, yazılı şekilde TCK’nun 53/1-c maddesinde yazılı hakların tümü yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar hak yoksunluğu uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılarak yerine “5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresi eklenmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.04.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.