YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5640
KARAR NO : 2015/30522
KARAR TARİHİ : 22.10.2015
MAHKEMESİ : Pervari Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Pervari-Okçular köyü muhtarı olan sanığın, Pervari Kaymakamlığı (Köylere Hizmet Götürme Birliği Başkanlığı) 2012 yatırım programı dahilinde müteahhit Kasım Alevcan’a (hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen) ihale edilmiş Okçular Köyü, İçme Suyu İsale Hattı Yapım İşi kapsamında olmayan, şikayetçinin zilyetliğinde bulunduğu bildirilen Sayan mevkiindeki “su kanallarının genişletilmesi” işinin de yapılması ricasında bulunmasını müteakip; taşeron-müteahhit firma yetkilisinin insiyatifi dahilinde JCD (iş makinası) aracın üç gün daha köyde kalması ve yine haklarında kovuşturmaya yer olmadığı kararları verilen tanıklar kepçe operatörü-Ale çavuş-Mr’in çalışmaları esnasında, suç tarihinden çok sonra, 18/11/2012 tarihinde jandarma tarafından düzenlenen tutanakta tespit olunduğu şekliyle, bir kısım çeviz ağaçlarının dallarının kıvrılmasına, bir ceviz ağacının da (100 yaş civarındaki) gövdesinden kırılarak yan yatmasına neden olunması eyleminin TCK’nın 38. maddesi delaletiyle 152/1-c maddesinde tanımlanan “nitelikli mala zarar verme” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Köy muhtarı olan sanığın, “ihale dışı da olsa” yapılmasını rica ettiği işlemlerin mahiyeti ve icrası dosya kapsamı itibariyle nazara alındığında, atılı suç bakımından “manevi kast unsurunun” gerçekleşmediğinden “beraati” yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/10/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.