Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/5938 E. 2015/30395 K. 21.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5938
KARAR NO : 2015/30395
KARAR TARİHİ : 21.10.2015

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 32. Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa atılı görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50/1-a maddesi uyarınca seçenek yaptırımlardan adli para cezasına çevrilmesi karşısında tebliğnamedeki temyizin reddine dair görüşe iştirak edilmemiştir.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
5237 sayılı TCK’ nın “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” başlıklı dördüncü kısmının, “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar ”başlıklı birinci bölümünde, 265. maddesi ile düzenlenen;“Görevini Yaptırmamak İçin Direnme” suçuyla korunan hukuki yarar, kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi olup; bu suçta, kamu faaliyetlerine kişilerin saygı göstermelerinin sağlanması ve kamu görevlerinin yerine getirilmesini dolayısıyla da kamu görevini yerine getirenleri engellemeye yönelik fiillerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Öte yandan, kendisine verilen görevi yerine getirmekte olan kamu görevlisine karşı cebir ve/veya tehdit fiili gerçekleştirilmiş bulunduğundan bu suçla aynı zamanda kişi özgürlüğü ve beden bütünlüğü de korunmaktadır. Maddede düzenlenen görevini yaptırmamak için direnme suçu, seçimlik hareketli bir suç olup kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir ve/veya tehdit kullanılması ile suç oluşmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, öncelikle engellenmek istenen işin o kamu görevlisinin görevine giriyor olması zorunludur. Zira madde, kamu görevlisinin yerine getirdiği herhangi bir iş için değil, görevine giren bir iş için koruma sağlamaktadır. Cebir, kamu görevlisine karşı fiziki güç kullanılmasıdır. Cebrin sınırı, kasten yaralama suçunun temel şekli veya daha az cezayı gerektiren hâli kapsamında değiştirilebilecek boyutta olmasıdır. Cebirle, kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine sebebiyet verilirse, fail ayrıca bu suçtan da beşinci fıkra uyarınca cezalandırılacaktır. Cebir veya tehdidin alenî olması şart değildir. Bu manada cebir ve tehdit, kamu görevlisinin görevini yerine getirmesini engellemeye elverişli, doğrudan kamu görevlisine yönelik ve ortadan kaldırılmadığı sürece göreve devam edilmesine engel olan güç kullanılmasını ifade eder.
Somut olayda; sanık C.. D..’nın temyize gelmeyen diğer sanıklarla birlikte yakınlarını askere uğurlarken konvoy oluşturdukları ve bu şekilde geceleyin cadde üzerinde giderlerken araçlardan birisinden silah atılması nedeni ile emniyet müdürlüğü ekiplerinin görevlileri olan polis memurları müşteki Y.. Y.. ile ATt olayın meydana geldiği yere intikal ettikleri ve konvoyun durdurulduğu sanık C ve temyize gelmeyen diğer sanıkların araçlarından indirildiği kimliklerinin sorulduğu sanıklarla müşteki polis memurları arasında itiş kakış yaşandığı müşteki polislerin kendilerine yumruk atan Ali Taş ismindeki şahsı etkisiz hale getirmek istedikleri sırada sanık C.. D..’nın da olaya karışarak müşteki O.. Ç..’e vurmak sureti ile direnerek müşteki polis memuru O.. Ç..’in elindeki telsizi alarak yere attığı ve kırdığı böylece atılı kamu malına zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediğine yönelik kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA, 21/10/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.