Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/6228 E. 2015/30544 K. 22.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6228
KARAR NO : 2015/30544
KARAR TARİHİ : 22.10.2015

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sigorta edenin dolandırılması, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Suçun oluşması için, sigorta bedelini almak üzere, zararın gerçekleştiğini ileri sürerek bu bedeli sahte işlem ve belgelerle almaları ya da almaya kalkışmaları gerekir. Olayla ilgili belgeler sigorta kurumuna sunulmadıkça suçun icra hareketleri başlamaz. Failin sigortalı malını, sigorta bedelini almak için tahrip etmesi, yakması, bozması, yok etmesi kandırmaya yönelik ağır yalandır ve hiledir. Bu şekilde sigorta bedelinin alınması halinde dolandırıcılık suçu oluşur. Failin sigorta edilen veya sigorta bedelini alacak kişi olması gerekmez. Sigortanın türü de önemli değildir. Mal veya yaşam sigortası mali sorumluluk sigortası vb. Olabilir. Yanıltıcı uygulamaların sadece araç sigortalarında değil, bedeni hasarlar da dâhil olmak üzere her tür sigorta alanında yapıldığı, sigorta şirketinin sözleşme şartları çerçevesinde ödememesi gereken bir hasarı ödetmek amacıyla sigorta şirketine bilerek yanlış bilgi verilmesi veya önemli bir hususun gizlenmesi ya da sigorta süresi içerisinde kasıtlı olarak bir hasara sebep olunması veya hasarın miktarının olduğundan fazla gösterilmesi suretiyle yarar sağlanması şeklinde ortaya çıktığı gözlemlenmektedir.
Sanığın, hayvan destekli kredi alıp edindiği hayvanlardan bir kısmının sigortalı olduğu, sanığın, hasta olan ve tedavisi başarılı olmayan ineğine, sigortalı olan başka bir ineğinin kulak küpesini takarak kesime gönderdiği, aynı zamanda ineğin sigortalı olduğunu veteriner hekime söyleyip hasar sigortasından faydalanmak istediğinin iddia edildiği somut olayda; sanığın, aksi sabit olmayan savunmasına göre; hayvanların küpelerinin zaman içerisinde çeşitli nedenlerle düşebildiği, düşen küpelerin aynı hayvana tekrar takılamadığı, birden fazla hayvanın kulak küpesi düşmesi sonucu yeni takılacak kulak küpe numaralarının hangi hayvana ait olduğunun karıştırılabileceği, sanığın bu konuda samimi beyanda bulunarak sigorta şirketini dolandırmak kastıyla hareket etmediğini söylemesi, dosyaya yansıyan sanığın resmi bir talebinin ve herhangi bir hasar dosyasının bulunmadığı, sadece ön eksper incelemesinin yaptırıldığının anlaşılması, teşebbüsten bahsedilebilmesi için sanığın resmi başvurusu üzerine açılmış hasar dosyasın kapsamında yapılan inceleme neticesinde hilenin ortaya çıkmasının gerektiği gözetilerek verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 22.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.