YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6578
KARAR NO : 2015/31044
KARAR TARİHİ : 09.11.2015
Tebliğname No : 6 – 2013/211959
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Urla Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/03/2013
NUMARASI : 2012/439 (E) ve 2013/155 (K)
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUKLAR : S.. K.., B.. E..
SUÇ : Kamu malına zarar verme, hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma suça konu şeyin amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girildikten sonra çıkmayan kişi konut dokunulmazlığı suçunu işlemiş olur. Konuta girmek, failin bütün vücudu ile tamamen konuta girmesi demektir. Bu nedenle, konutun eklentisi içinde olmamak kaydıyla, pencereden içeriye bakma, kapıyı dinleme camı tıkırdatma, dış kapı zilini çalma bu suçu oluşturmaz. Konuta veya eklentisine nereden girildiğinin önemi yoktur. Konuttan çıkmamak, konut sahibinin rızası ile girilen konuttan, söz, hareket ve tavırlarıyla kendisini çıkmaya davet edilmesine rağmen, çıkmamaktadır. Suçun oluşması için, sahibinin rızası olmadan girilen yada rızayla girildikten sonra istendiği halde dışarı çıkılmayan bir konut veya eklentisi olmalıdır. Konut, (mesken) bir kimsenin geçici de olsa oturmak için sığındığı her nevi yer olarak tanımlanabilir. Medeni Kanun’un 19. maddesinde tanımlanan her ikametgah TCK anlamında bir konuttur Kişinin ihtiyaçlarından bir veya bir kısmının yerine getirildiği yani yaşamsal faaliyetlerini geçirdikleri yer konuttur. Konutun bir bina olması şart değildir. Konut eklentisi (müştemilat); konuta bitişik yada onun yakınında olan, konut veya benzeri yapıların kullanılış amaçlarından herhangi birini tamamlayan diğer yapılar veya yerlerdir.
Balkon, koridor, sahanlık, etrafı çitle çevrili avlu, eve ait etrafı duvarla çevrili bahçe, buna örnek gösterilebilir. Diğer bir anlatımla, girilmesi konutta oturanların huzur ve güvenliğini bozabilecek konuta bağlı veya pek yakın ek yapılar veya yerlerdir. Avlu, ahır, bahçe, taraça, samanlık, odunluk, kömürlük, balkon gibi yerler eklentidir. Konut veya eklentiyi dış dünyadan ayırıcı belirtiler, o yer sahibinin yaşama biçimi, mevcut olanakları, sosyal ve ekonomik durumu ile kültürel ve yöresel özelliklere, gelenek ve göreneklere göre farklılıklar gösterebilir. Bu husus, olaysal olarak değerlendirilmeli, tayin ve takdir edilmelidir.
07/11/2012, 19/12/2012 ve 13/03/2013 tarihli celselerde henüz on sekiz yaşını ikmal etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk S.. K.. hakkında 5271 sayılı CMK’nın 185/1. maddesine aykırı olarak duruşmanın açık yapılması hususunun telafisi mümkün bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Suça sürüklenen çocuklar B. ve S.in, olay günü saat 23:00 dan sonra …Şubesi’ne ait deponun kilitli alüminyum doğrama kapısının köşelerini zorlayıp sökmek suretiyle girdikleri, depoda bulunan 2 çift pandif, 4 çift spor ayakkabı ve 1 adet pantolonu alarak ayrıldıkları, bu şekilde kamu malına zarar verme, hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda;
1)O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesinde;
O yer Cumhuriyet savcısının, 13/03/2013 tarihinde verilen hükmü, 1412 sayılı CMUK’nın 310/3. maddesinde belirlenen bir aylık süre geçtikten sonra 19/04/2013 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2)Suça sürüklenen çocuklar müdafinin hırsızlık ve mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk S.. hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulurken, hükmün gerekçesinde açıklanan TCK’nın 142/1-a maddesi uyarınca temel ceza belirlenip aynı Kanunun 143.maddesi uyarınca artırım yapılması gerekirken, temel ceza belirlenmeden arttırım yapılması, suça sürüklenen çocuklar hakkında geceleyin işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK’nın 116/4. maddesi gereğince doğrudan temel cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, öncelikle TCK’nın 116/2. maddesi gereğince 6 ay hapis cezası tayin edildikten sonra, aynı Kanun’un 116/4. maddesi gereğince ceza verilmesi, sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Suça sürüklenen çocukların ikrara dayalı beyanları, görgü ve tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre, suçların suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış, olay yeri inceleme raporu ile olay yeri görgü tespit tutanağında bulunan krokiden suça konu deponun iki katlı belediye dükkanlarının birinci katında bulunduğu anlaşılmakla tebliğnamede suça konu yerin depo olması nedeniyle işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun olaşmayacağı gerekçesiyle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 09/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.