Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/7378 E. 2015/31564 K. 30.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7378
KARAR NO : 2015/31564
KARAR TARİHİ : 30.11.2015

Tebliğname No : 3 – 2013/337215
MAHKEMESİ : Şarkikaraağaç Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 06/12/2011
NUMARASI : 2011/16 , 2011/219
SUÇ : Mala zarar verme, eşe karşı basit kasten yaralama

Mala zarar verme suçundan sanık M.. H.. hakkında verilen beraat kararı ile eşe karşı basit kasten yaralama suçlarından sanıklar M.. D.. ve F. D.. hakkında verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin hükümler O yer Cumhuriyet savcısı tarafından, eşe karşı basit kasten yaralama suçundan sanık F. D.. hakkında verilen mahkumiyet kararına ilişkin hüküm de sanık F. D.. tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık M.. D.. hakkında eşe karşı basit kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a-Fiili işlediği tarihte altmış beş yaşını ikmal etmiş olup daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğuna uyulmaması,
b-Sanığın adli sicil kaydında bulunan 28/01/2009 kesinleşme Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen 2007/949 Esas 2009/95 Karar sayılı sayılı kararının, 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 sayılı Kanun’un 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/1. maddesi gereğince kesin hüküm niteliğinde olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın tekerrüre esas başka bir sabıkasının bulunmadığı gözetilmeden, sanığın mükerrir sayılarak cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
5237 sayılı TCK.nın 53.maddesinin (1), (2), ve (4) numaralı fıkralarıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’nin verdiği 08.10.2015 tarihli ve E.2014/140, K.2015/85 sayılı kısmi iptal kararının, 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiğinden bu yönde de değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
2-Sanık Fatma Demirtaş hakkında eşe karşı basit kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre o yer Cumhuriyet savcısının ve sanık F. D… müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel kurulu’nun 14/06/2011 tarih ve 2011/1-24 Esas, 2011/124 Karar sayılı kararına göre, failin haksız bir fiilin yarattığı hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında hareket ederek bir suç işlemesinin haksız tahrik olduğu, bu durumda failin suç işleme yönünde önceden bir karar vermeksizin, dışarıdan gelen etkinin ruhsal yapısında yarattığı karışıklığın sonucu olarak suç işlemeye yöneldiği, buna göre; sanığın, katılan Mevlüt’ün, kendisine saldırması ve oğlunu darp etmesi ile ona sinkaf etmesi sonucunda bu haksız hareketlerin yarattığı elem nedeniyle suç işlediğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 29. maddesi kapsamında, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmayarak fazla ceza tayin edilmesi,
3-Sanık M.. H.. hakkında mala zarar verme suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık M.. H.., kollukta alınan ve 12/08/2010 tarihinde alınan

ilk ifadesinde, katılan Mevlüt’ün kendisine hakaret etmesine sinirlenerek eliyle camı kırdığını kabul ettiği, sanık Musa’nın teyzesinin oğlu olan tanık M.. G.. de, 17/08/2010 tarihli ifadesinde, sanığın, kapı camına yumruk vurarak kırdığını belirttiği, 12/08/2010 tarihli tespit tutanağında da, söz konusu kapı camının kırık olduğunun belirlendiği dikkate alınarak, mahkumiyete yeter kesin ve inandırıcı deliller bulunduğunun anlaşılması karşısında, söz konusu taşınmazın, katılan Mevlüt ile sanık Musa’nın annesi Fatma’ya ait olup olmadığının araştırılıp, tarafların şikayetçi olup olmamasına göre de, TCK’nın 167/1-b maddesi de tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, o yer Cumhuriyet savcısının ve sanık Fatma Demirtaş müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak hükümlerin BOZULMASINA, 30/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.