YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7400
KARAR NO : 2017/20523
KARAR TARİHİ : 17.10.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanıklar hakkında ayrı ayrı; Resmi belgede sahtecilik suçundan; Beraat, sanıklar hakkında ayrı ayrı nitelikli dolandırıcılık suçundan;TCK’nın 158/-e, 43, 62, 52. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetine dair hükümler sanıklar tarafından, resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatine dair hükümler ise katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklardan …oğlu …’nin 28/09/2000 tarihinde ruhsatını aldığı ve müteahhitliğini yaptığı inşaatta diğer sanıklardan …’ın ve … oğlu …’nin 30/11/2000 de işçi olarak işe başladığını katılan kuruma yazılı olarak bildirdiği, …’ın ise 11/04/2009 tarihinde sistemden işe giriş bildirgesini kuruma yolladığı, ancak katılan kurumun yaptığı araştırmada inşaatın 31/12/2002 de sonlandığı ve bu tarihten beri sanıkların çalışıyor gösterilip usulsüz olarak sigortalılık süresi kazanmalarının sağlandığı ve atılı suçları işledikleri iddia edilen olayda,
1)Sanıklar … oğlu … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarına dair temyiz taleplerinin incelenmesinde;
İşe giriş bildirgeleri her ne kadar inşaatın yapıldığı tarihte kuruma yollanmış ise de inşaatın bittiği belirtilen 31/12/2002 tarihinden itibaren içerik itibariyle sahteleştiği, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 204/1 maddelerine göre, resmi belgede sahtecilik suçunda; asli zamanaşımı süresinin 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu, suç tarihinde ise, 765 sayılı TCK’nın 342/1, 102/3, 104/3 maddelerine göre evrakta sahtecilik suçunda asli zamanaşımı süresinin 10 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 15 yıl olduğu, 5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, sanığın lehine olan 5237 sayılı TCK’nın 204/1. maddesi gereğince, 31/12/2002 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 204/1 maddesinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2)Sanık … ve sanık … oğlu … hakkındaki resmi belgede sahtecilik suçuna dair temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanıkların savunması, katılan kurum dilekçesi, araştırma tutanakları, oluş ve tüm dosya kapsamına göre; söz konusu suçun unsurları itibariyle oluşmadığından bahisle mahkemece verilen beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin sanıklar hakkındaki suçun sübut bulduğuna dair temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
3)Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçuna dair temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanıkların dosya kapsamındaki belgelere göre gerçek bir inşaatta çalışmaları ve inşaatın tam anlamıyla bitmediğini, arsa sahipleri ile olan hukuk davalarından ötürü inşaatın yapımının geciktiğini ve çatının hala yapılmadığını, zaman zaman giderek çalıştıklarını savunmaları, ayrıca sanıkların, katılan kurumun gerçekten çalışıp çalışmadığını denetleme imkanını azaltan yahut kaldıran hileli bir davranışlarının bulunmadığı, sanıkların işyerinde çalışıp çalışmadıklarının kolayca tespitinin mümkün olduğu, bu anlamda kurumu aldatacak boyutta hile bulunmadığı anlaşılmakla yasal unsurları oluşmayan nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıkların ayrı ayrı beraatleri yerine mahkumiyetlerine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.