Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/7566 E. 2017/24998 K. 28.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7566
KARAR NO : 2017/24998
KARAR TARİHİ : 28.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Sanık hakkında …nun 155/2, 43, 62, 52/2, 53, 58. maddeleri gereğince mahkumiyet

Güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın,katılana ait … Tic. Lit. Şti’nde 2004 yılından 02/07/2012 tarihine kadar işyerinde satış görevlisi olarak çalıştığı ve satış yaptığı, aynı zamanda kasa işlemlerine baktığı ancak 02/07/2012 tarihinden önce sanığın bir keresinde müşteriden aldığı 10 TL parayı pantolonunun sağ cebine koyduğu bunun tanık … tarafından görüldüğü, olay tarihinden bir gün önce sanığın kasadan 20 TL para aldığı, cebine koymak isterken yere düşürdüğü ve tanık …’nın bu parayı yerden aldığı ve 02/07/2012 tarihinde mahkememizce tanık olarak dinlenen … isimli müşterinin alışveriş için işyerine geldiği, 32 TL’lik alışveriş yaptığı ve …’in alışveriş karşılığı sanığa 50 TL para verdiği, sanığın para üzerini kasadan verdiği ancak 50 TL parayı kasaya hemen koyması gerekirken koymadığı, cebine koyduğu bu nedenle hakkında tutanak tanzim edilip işine son verildiği iddia edilen olayda; dosyada tanık olarak dinlenip beyanları hükme esas alınan … ve …. hakkında yalan tanıklık suçundan Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinde 2013/638 esas sayılı dosyası ile dava açılıp mahkumiyet hükmü kurulması ile sanığın işten ayrıldıktan sonra işçi alacağı davası açması nedeniyle hakkında suçlamalarda bulunulduğuna dair savunması bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın mahkumiyetine yeterli başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine dair hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın adli sicil kaydında bulunan 17/11/2009 kesinleşme tarihli Alaşehir Sulh Ceza Mahkemesi tarafından verilen 2007/225 Esas 2009/796 Karar sayılı kararının, 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 sayılı Kanun’un 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK’nın 305/1. maddesi gereğince kesin hüküm niteliğinde olduğu ve tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın başkaca tekerrüre esas sabıkasının bulunmadığı gözetilmeden, sanığın mükerrir sayılarak cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA, 28/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.