Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/805 E. 2017/20730 K. 18.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/805
KARAR NO : 2017/20730
KARAR TARİHİ : 18.10.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanıklar … ve … hakkında ölüm nedeniyle düşme
Sanıklar …, …, … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından beraat
Sanıklar …, …, … ve…hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat
Sanıklar …, .ve…hakkında özel belgede sahtecilik suçundan zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma
Sanık … hakkında TCK’nın 158/1-e, 62, 52/2, 53/1-3, 52/4 maddeleri gereğince mahkumiyet

Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanıklar …, …, … ve …’ın beraatlerine, nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar …, ve …’nun beraatlerine, özel belgede sahtecilik suçundan sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırmaya, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanıklar … ve … hakkında ölüm nedeniyle düşmeye ilişkin hükümler katılan vekili tarafından, nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık …’in mahkumiyetine ilişkin hüküm ise katılan vekili ile sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların,… Turizm Limited Şirketinde çalışmadıkları halde 29/07/2004-28/02/2005 tarihleri arasında işyerinde çalıştıklarına dair sigorta bildirimleri düzenlemek suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda;
1- Sanıklar …, ve …’ın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatlerine, sanıklar …, ve …’nun nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatlerine ilişkin hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde,
Sanıklar …, …, … ve … hakkında resmi belgede sahtecilikten kamu davası açılmışsa da, sanıkların eylemlerinin iş yeri sigorta bildirimi düzenlemek kapsamında özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu ve suç tarihi itibarıyle sanıkların lehine olan 765 sayılı TCK’nın 345. maddesi gereğince 7 yıl 6 ay zamanaşımı süresine tabi olduğu, aynı şekilde sanıklar …, ve …’ın üzerlerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun, suç tarihi itibariyle sanıkların lehine olan Kanun olan 765 sayılı TCK’nın 504/7 maddesi gereğince 7 yıl 6 ay zamanaşımı süresine tabi olduğu ve sigorta bildirimlerinin tanzim edildiği 29/07/2004-28/02/2005 tarihler için zamanaşımı sürelerinin dolduğu anlaşılmakla, sanıkların üzerlerine atılı suçlardan zamanaşımının dolması nedeniyle düşme hükmü verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde yargılamaya devamla hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanıklar …,ve … hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2- Sanıklar … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan ölüm nedeniyle düşmeye ilişkin hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin sebebe dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
3- Sanıklar …, ve … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırma hükmüne ilişkin temyiz taleplerinin incelenmesinde,
Sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 28/02/2005 olan suç tarihinden 28/08/2012 tarihine kadar 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2 maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddeleri gereğince kamu davasının düşmesine karar verilmesi yerine, 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; aynı Kanun’un 322. maddesine göre hüküm fıkrasından bu kısmın çıkartılarak yerine “kamu davasının 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 5271 sayılı CMUK’un 223/8 maddeleri gereğince düşmesine” cümlesi eklenmek suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4- Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyete ilişkin hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde,
SGK tarafından 19/06/2012 tarihli yazı ile bildirilen, sanığa ait işe giriş ve çıkış tarihlerinin 26/07/2004- 30/12/2004 tarihleri olmasına rağmen, sanığın 20/07/2005 tarihinde Çukurova Devlet Hastanesinde muayene olduğu ve çalışan olarak görünmesi nedeniyle kamu zararı oluştuğunun kabul edildiği anlaşılmakla, sanık ve eşinin 2005 yılından itibaren başka bir sosyal güvenceleri bulunup bulunmadığı ve 30/12/2004 tarihinde işten çıkış bildirgesi düzenlenmesine rağmen, 2005 yılında ne şekilde çalışan olarak kayıtlı olduğunun sorulması ile ayrıca 008/13 sayılı Başbakanlık Genelgesi’nin 9. maddesinde, “herhangi bir sağlık güvencesi olmayan vatandaşlardan ödeme gücü bulunmayanların acil sağlık hizmeti bedelleri kendilerinden talep edilmeyecektir.” düzenlemesi karşısında, sanık ve eşinin yararlandıkları sağlık hizmetlerinin acil sağlık hizmeti niteliğinde olup olmadığının tespit edilmesi ile sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekili ile sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 18/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.