YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/813
KARAR NO : 2015/12852
KARAR TARİHİ : 10.02.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın, 1997 doğumlu kızı … için yeşil kart başvuru ve bilgi formu doldurmadan ve Valilik İl İdare Kurulu tarafından verilmiş yeşil kart almasının uygun olduğuna dair bir karar olmadan temin ettiği ele geçirilemeyen yeşil kartı tedavide ve sonrasında doktor tarafından yazılan ilaçların alınmasında kullanarak katılan kurumun 151,40 TL zararına neden olduğu iddia edilen olayda;
3816 sayılı Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanun’un 2. maddesinde yasanın kapsamının “hiçbir sosyal güvenlik kurumunun güvencesi altında bulunmayan ve bu kanunun öngördüğü usûl ve esaslar çerçevesinde belirlenecek aile içindeki kişi başına düşen gelir payının aylık tutarı 4857 sayılı İş Kanunu’na göre belirlenen brüt asgari ücretin 1/3 ünden az olan ve Türkiye’de ikamet eden Türk vatandaşlarının; 5510 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde sağlanacak sağlık yardımlarını kapsayacağı” şeklinde düzenlenmekte, yine aynı maddenin 2. fıkrasına göre “Yeşil kart almaya hak kazananlara 18 yaşını doldurmamış çocuklar da dahil, başvuru tarihi esas alınarak yeşil kart düzenlenir.” hükmü yer almaktadır.
2022, 5510, 3816 sayılı Kanun hükümleri, 3816 sayılı Kanun’un 11/2 maddesindeki “Bu kanuna göre Yeşil Kart alacak durumda olmayanların ödeme gücünü aşan sağlık hizmetleri ile bu Kanun kapsamında olmayan sağlık hizmetleri ile bu Kanun kapsamında olmayan sağlık hizmetlerinin ücret ve bedellerinin karşılanmasında 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Teşvik Kanunu’nun hükümleri uygulanmaya devam edilir” şeklindeki yasal düzenleme, özel kanunlara göre ücretsiz sağlık hizmetlerinden yararlanma hakları olanlarla ilgili hükümler ve Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Devlet Tarafından Karşılanması Ve Yeşil Kart Uygulaması Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alındığında; suçta kullanıldığı ve sahte olduğu iddia edilen yeşil kart sağlık karnesinin ele geçmediği ve aldatıcılık yeteneğinin bulunup bulunmadığının tespit edilemediği, karneyle sağlık yardımından faydalanan kişinin suç tarihi itibarıyle 18 yaşından küçük olduğu, adına usulsüz yeşil kart alınıp kullanıldığı iddia edilen çocuğun ücretsiz sağlık yardımından yararlanma hakkının bulunduğu, bu karne sahibi çocuğun tüm ailesine ve kendisine yeşil kart verilmesini gerektirir şekilde muhtaçlığının tespit edilerek sonradan yeşil kart verilmesi işleminin yapılmış olduğu anlaşılmakla, sanığa atılı nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 10/02/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.