YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8255
KARAR NO : 2015/25743
KARAR TARİHİ : 27.05.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti,vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum yada kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir. Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi,basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Somut olayda; … ilçesinde emlakçılık yapan …’a, yine aynı yerde emlakçılık yapan …’nin …’da cazip bir arsa bulunduğunu, kendisine bu arsanın satılması için teklif getirildiğini söyleyerek durumu bildirmesiyle …’ın da arsayı … adına almak için harekete geçtiği,…’dan … ismiyle arayan şahsın sanık … olduğu, adı geçenin … adına sahte kimlik düzenlediği esasında dava konusu arsanın kadın olan … adına tapuda kayıtlı bulunduğu, sanık …’nu bu şekilde düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı ile… 15. Noterliğine giderek 20.06.2006 tarihli vekaletnameyi de sahte olarak düzenlettirdiği ve …’a vekalet verdiği, ancak katılanların arsa karşılığı 87.500 TL parayı sanığa ödeyerek aldıkları vekaletnameye göre devir işlemini yapmak amacıyla … Tapu Dairesine gittiklerinde …’in kadın olduğunu ve kendilerine verilen vekaletnamenin de sahte belgeye dayanılarak düzenlendiğini öğrendikleri, sanık …’nun bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle hükmün, ONANMASINA, 27/05/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.