YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8699
KARAR NO : 2015/25818
KARAR TARİHİ : 27.05.2015
Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204/1 ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair . .. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 28/03/2013 tarihli ve 2012/428 esas, 2013/94 sayılı kararına yönelik vaki temyiz istemi üzerine onama talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/02/2015 gün ve 2013/299260 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş, Dairemizin 01/04/2015 gün ve 2015/3280 Esas 2015/22836 sayılı kararıyla hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine anılan Kanunun 99. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 308.maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan itiraz üzerine Dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görülmediğinden REDDİNE,
Dairemizin 01/04/2015 gün ve 2015/3280 Esas 2015/22836 sayılı kararının KALDIRILMASINA YER OLMADIĞINA, itirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurul Başkanlığı’na GÖNDERİLMESİNE, 27/05/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY;
Dairemiz Sayın Çoğunluğu ile oluşan uyuşmazlık, 2 yıl 6 ay olarak belirlenen temel ceza üzerinden TCK’nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında yapılacak indirimde sonuç cezanın 1yıl 13 ay hapis cezası mı, yoksa 2 yıl 1 ay hapis cezası mı olacağı noktasındadır.
İstanbul Anadolu 9. ACM. yapmış olduğu yargılama sonucu sanık …’ın resmi belgede sahtecilik suçundan TCK’ nın 204/1 maddesi uyarınca takdiren 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’ nın 62 maddesi uyarınca cezadan takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın sonuç olarak 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.
5237 sayılı TCK’nın 61/4-5 ve 6. madde ve fıkralarında;
“Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli hallerin gerçekleşmesi durumunda; temel cezada önce artırma sonra indirme yapılır.
Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla, teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir.
Hapis cezasının süresi, gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün, yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl, resmi takvime göre hesap edilir. Hapis cezası için bir günün, adli para cezası için bir Türk Lirasının artakalanı hesaba katılmaz ve bu cezalar infaz edilmez.” denilmektedir.
Yasa’daki bu düzenlemeye göre temel ceza üzerinden varsa önce artırımlar, daha sonra da indirimler yapılarak sonuç ceza belirlenecektir. Buna göre mevcut ceza üzerinden artırma ve indirme oranına göre hesaplanan miktar, bir önceki ceza miktarına eklenecek veya indirilecektir.
Yıl üzerinden belirlenen cezadan yapılacak artırma ve indirmede bölünebilen yıl miktarı bölünecek, bölünemeyen yıl miktarı ise aya çevrilerek bölünecek, bu hesaplama sonucu bulunan yıl ve ay miktarı bir önceki cezaya eklenecek veya bu cezadan çıkarılacaktır. Örneğin 7 yıl olarak belirlenen ceza üzerinden 1/6 oranında yapılacak artırma ve indirmede 7 yıl içinde tam sayı olarak bölünebilecek 6 yıl bulunmakta olup, kalan 1 yıl 1/6 oranına tam sayı olarak bölünemediği için 12 aya dönüştürülecek; 6 yıl 12 ay üzerinden 1/6 oranına göre belirlenen 1 yıl 2 ay ceza, 7yıla eklenecek veya bu yıldan eksiltilecektir.
Yıl ve ay olarak belirlenen cezadan yapılacak artırma ve indirmede bölünebilen yıl miktarı bölünecek, bölünemeyen yıl miktarı ise hesap kolaylığı için aya çevrilip diğer ay cezası ile toplanarak bölme işlemi yapılacak, ancak bu toplam ay miktarı üzerinden yapılacak bölmede tam sonuç alınamadığı takdirde bölünebilen miktar dışındaki aylar güne çevrilerek gün üzerinden tam sonuca ulaşılacak; bu suretle bulunan yıl, ay ve gün hapis cezası önceki cezaya eklenecek veya çıkarılacaktır. Örneğin 5 yıl 10 ay olarak belirlenen ceza üzerinden 1/3 oranında yapılacak artırma ve indirmede 5 yıl içinde tam sayı olarak bölünebilen 3 yıl bulunmakta olup, kalan 2 yıl 1/3 oranına tam sayı olarak bölünemediği için bu miktar 24 aya dönüştürülecek, 24 ay yine bölünecek olan 10 ayla toplanarak 34 ay olarak bölüme tabi tutulacak; 34 ay içinde de tam sayı ile bölünebilen 33 ay bulunmakta olup, kalan 1 ay ise 30 gün üzerinden bölünecek ve bu bölme sonucu elde edilen 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası 5 yıl 10 ay hapis cezasına eklenecek veya bu cezadan eksiltilecektir. Ancak
burada 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası 5 yıl 10 ay cezayla toplandığında sonuç ceza 6 yıl 21 ay 10 gün olarak belirlenecektir. Zira 21 ayı 1 yıl 9 ay kabul ederek toplam cezayı 7 yıl 9 ay 10 gün olarak belirlediğimizde, 1 yılın 365 gün olması, 12 ayın ise 30 günden 360 gün yapması karşısında 5 gün fazla ceza verilerek sanık aleyhine bir sonuç doğmuş olacaktır.
Yıl olarak belirlenen cezadan artırma ve indirme oranına göre yıl miktarı tam sayı olarak hiç bölünemiyorsa o zaman yıl hesap kolaylığı için aya çevrilecek, çıkan sonuç önceki cezaya eklenecek veya bu cezadan çıkarılacaktır. Örneğin 5 yıl olarak belirlenen ceza üzerinden 1/6 oranında yapılacak artırma veya indirmede 5 yıl tam sayı olarak 1/6 oranına bölünemediği için 5 yıl, 60 aya dönüştürülecek, 60 ay üzerinden 1/6 oranına göre belirlenen 10 ay hapis cezası 5 yıla eklenecek ve bu yıldan eksiltilecektir.
Yıl ve ay olarak belirlenen cezadan artırma ve indirme oranına göre yıl miktarı tam sayı olarak hiç bölünemiyorsa, yıl aya çevrilecek ve diğer ay ceza miktarı ile toplanarak bölünecek, ancak bu toplam ay miktarı üzerinden yapılacak bölmede tam sonuç alınamadığı takdirde bölünebilen miktar dışındaki aylar güne çevrilerek gün üzerinden tam sonuca ulaşılacak; bu suretle bulunan yıl, ay ve gün hapis cezası önceki cezaya eklenecek veya çıkarılacaktır. Örneğin 5 yıl 10 ay olarak belirlenen ceza üzerinden 1/6 oranında yapılacak artırma ve indirmede 5 yıl tam sayı olarak 1/6 oranına bölünemediği için 5 yıl, 60 aya dönüştürülecek, 60 ay yine bölünecek olan 10 ayla toplanarak 70 ay üzerinden bölme işlemi yapılacak; 70 ay içinde de tam sayı ile bölünebilen 66 ay bulunmakta olup, kalan 4 ay ise 30 günden 120 güne çevrilerek bölünecek ve bölme sonucu elde edilen 11 ay 20 gün hapis cezası 5 yıl 10 ay hapis cezasına eklenecek veya bu cezadan eksiltilecektir. Eklemede sanık aleyhine sonuç doğurduğu için fazla aylar yıla dönüştürülmeksizin sonuç ceza 5 yıl 21 ay 20 gün olarak belirlenecektir.
Buna göre 2yıl 6 ay hapis cezasından 1/6 oranında yapılacak indirimde 2 yıl tam sayı olarak bölünemediğinden hesap kolaylığı için 24 aya dönüştürülecek, 24 ay yine bölünecek diğer 6 ayla toplanarak bulunan 30 ay üzerinden 1/6 oranına göre hesaplanan 5 ay indirim miktarı, 2 yıl 6 aydan eksiltilirken öncelikle 6 aylık miktardan düşülerek sonuç ceza 2 yıl 1 ay hapis olarak belirlenecektir. Çoğunluk ise tam sayıya bölünemeyen 2 yılı, 24 aya dönüştürmüş, ancak 24 ay, bölüme tabi tutulan diğer 6 ayla toplamayarak 24 ay ile 6 ay üzerinden ayrı ayrı indirim miktarını hesaplamış, 24 aydan elde edilen 4 ay ile 6 aydan elde edilen 1 ay yine bölüme tabi tutulan her iki miktardan ayrı ayrı çıkartılarak 20 ay ve 5 aylık miktarları elde etmiş, bu haliyle toplama işlemi yapmaksızın 20 ayı, 1 yıl 8 ay hapse dönüştürdükten sonra 5 ayla toplayarak sonuç cezayı 1 yıl 13 ay olarak bulmuştur.
Yukarıda izahına çalıştığım hesaplama usulü Yargıtay’ın yıllara dayanan içtihatlarıyla belirlenen yerleşik bir uygulamasıdır. 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden TCK’ nın 62. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında yapılan indirim sonucu elde edilen ceza miktarının 1 yıl 13 ay değil, 2 yıl 1 ay olacağı Yargıtay;
1.Ceza Dairesi’nin 10.03.2014 gün ve 2012/5658 E, 2014/1430 K.,
2.Ceza Dairesi’nin 05.06.2014 gün ve 2014/15608 E, 2014/15884 K.,
3.Ceza Dairesi’nin 30.06.2014 gün ve 2014/7973 E, 2014/26200 K.,
4.Ceza Dairesi’nin 09.07.2014 gün ve 2013/837 E, 2014/24309 K.,
5.Ceza Dairesi’nin 20.03.2014 gün ve 2012/15630 E, 2014/3209 K.,
6.Ceza Dairesi’nin 26.05.2014 gün ve 2012/6082 E, 2014/10449 K.,
7.Ceza Dairesi’nin 26.03.2015 gün ve 2014/12400 E, 2015/13058 K.,
8.Ceza Dairesi’nin 12.03.2015 gün ve 2014/24161 E, 2015/13546 K.,
9.Ceza Dairesi’nin 17.06.2014 gün ve 2014/4305 E, 2014/7593 K.,
10.Ceza Dairesi’nin 29.04.2014 gün ve 2012/8314 E, 2014/3320 K.,
11.Ceza Dairesi’nin 30.03.2015 gün ve 2013/6777 E, 2015/24353 K.,
12.Ceza Dairesi’nin 11.06.2014 gün ve 2013/19437 E, 2014/14464 K.,
13.Ceza Dairesi’nin 25.06.2014 gün ve 2013/27252 E, 2014/22568 K.,
14.Ceza Dairesi’nin 22.04.2014 gün ve 2012/3822 E, 2014/5516 K. sayılı kararlarında da açıkça yer almaktadır.
Bu nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde olup, itirazın reddi yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.