Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/9075 E. 2015/27557 K. 25.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9075
KARAR NO : 2015/27557
KARAR TARİHİ : 25.06.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tacir veya şirket yöneticisi olan yada şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılığı, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Ticarî faaliyeti meslek olarak icra eden kişilerin, güvenilirliğini sağlamak amacıyla, bu suçun, tacir (kişisel olarak ticaretle uğraşan kimseler) veya şirket yöneticisi olan yada şirket adına hareket eden kişilerin ticarî faaliyetleri sırasında işlenmesi, TCK’nın 158/1-h bendinde nitelikli hâl kabul edilmiştir. Bu kavramlar Türk Ticaret Kanunun ilgili hükümlerine göre belirlenecektir. Türk Ticaret Kanunu’nun 14. maddesinde; Tacir, kişisel durumları ya da yaptığı işlerin niteliği nedeniyle yahut meslek ve görevleri dolayısıyla, kanundan veya bir yargı kararından … bir yasağa aykırı bir şekilde ya da başka bir kişinin veya resmî bir makamın iznine gerek olmasına rağmen izin veya onay almadan bir ticari işletmeyi işleten kişi de tacir sayılır.“ denilmektedir. Ticaret şirketleri, aynı yasanın 124. maddesinde, Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir. Bu Kanunda, kollektif ile komandit şirket şahıs; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sermaye şirketi sayılır” şeklinde tanımlanmıştır. Kooperatif yöneticilerinin, kooperatifin faaliyeti kapsamında, dolandırıcılık suçunu işlemeleri de nitelikli hâl, kabul edilmiştir. Üye sayısı dolmasına rağmen, üyeliğe kabulün devamından bahsederek üye kayıt edilmiş gibi kişinin parasının alınması bu suç tipine örnek gösterilebilir. Kooperatif yöneticilerinin kimler olduğu 1163 sayılı Kooperatifler kanunun 55 ve devamı maddelerinde tanımlanmıştır. Buna göre; Yönetim Kurulu, kanun ve ana sözleşme hükümleri içinde kooperatifin faaliyetini yöneten ve onu temsil eden icra organıdır. Yönetim Kurulu en az üç üyeden kurulur. Bunların ve yedeklerinin kooperatif ortağı olmaları şarttır. Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen tüzel kişiler, temsilcilerinin isimlerini kooperatife bildirir. Bu suçun oluşabilmesi için, Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin dolandırıcılık suçunu ticari faaliyetleri sırasında işlemiş olmaları gerekir. Keza, kooperatif yöneticilerinin bu nitelikli halden cezalandırılabilmeleri için suçun kooperatifin faaliyeti kapsamında, işlenmesi gereklidir. Bu suçun faili tacir veya şirket yöneticisi yada şirket adına hareket eden kişi yada kooperatif yöneticisi olabilir.
Katılan … ile sanık …’in ağabey kardeş oldukları, sanık …’in aile şirketleri olan … Metal Tic. San A.Ş.ile … Madencilik Tic.San A. Ş’nin yönetim kurulu başkanı olduğu, … Madencilik Ticaret ve Sanayi A.Ş.’nin 28/06/2003 tarihli genel kurulunda alınan karara göre yönetim kurulu üyeliklerine …, … ve …’in seçildiği, başkanlığa ise …’in oybirliği ile seçildiği, …’ın ise yönetim kurulu üyeliği yetkisiyle donatılmış murahhas üye olarak seçildiği, şirketi temsil ve ilzama ise yönetim kurulu üyelerinden en az iki kişinin imzası ile yetkili kılındığı, şirketi tadil sözleşmesinin 4. maddesinin 12. bendi gereği 09.07.2004 tarihinden itibaren şirketi temsil ve ilzama … ve …’in müştereken 3 yıl süreyle yetkili kılındıkları, ancak 11/08/2006 tarihinde katılan …’in çağrılmadığı ve katılmadığı genel kurul toplantısına katılmış gibi gösterilerek imzası da taklit edilerek, şirketin yönetim kurulu üyeliklerine, 3 yıl süreyle görev yapmak üzere, …, …, … ve …’ın seçildiği, ayrıca bu toplantıda şirketin denetim kurulu üyelerine bir başka şüpheli … Taşçı’nın 3 yıl süreyle seçilmesine karar verildiği,.. Metal san. Tic. A.Ş.nin 11.08.2006 tarihinde yapılan genel kurul toplantısındaki katılan … adına 33 nolu sayfada atılan imzanın şikayetçinin elinden çıkmayıp adı gecenin hakiki imzasının model alınması suretiyle adına sahte olarak atılmış olduğunun tespit edildiği, bu durumun Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme şubesi tarafından da bir kez daha teyit edildiği, ayrıca … Metal San Tic. A.Ş’nin karar defterinin tamamı üzerinde yapılan imza incelemesinde defterin 8-9-10-24-25-27-30 .uncu sayfalarındaki imzalarında aynı şekilde katılan elinden çıkmadığının tespit edildiği, ancak bu imzaların sanıklar elinden çıktığına dair de herhangi bir tespitin yapılamadığı, 22.09.2006 tarihinde yapılması planlanan şirketin genel kurul toplantısına katılması için katılana şirket başkanı … tarafından bir davetiye gönderildiği, ancak bu kez 21.09.2006 tarihli katılanın toplantıya katılamayacağı mazeretini bildiren bir belgenin düzenlenip ilgili şirkete gönderildiği, bu belgedeki imzanın da katılana ait olmadığının, aynı şekilde yaptırılan kriminal imza incelemesinde sahte olduğunun anlaşıldığı, başka bir deyişle adı geçen katılanın imzasının model alınması suretiyle adına sahte olarak atıldığının tespit edildiği, daha önce alınan 09.07.2004 tarihli genel kurul kararı ile şirketin sanık … ile katılan …’in tarafından müştereken temsil ve ilzama yetkiliyken, 11.08.2006 tarihli genel kurul toplantısında yönetim kurulunun üye sayısı üç iken dörte çıkarıldığı, şirket üyeliklerine seçilen yeni üyelere 1’er hisse verildiği, TTK. 330 maddesine göre, dört üyeli yönetim kurulunun, 3 üye ile toplanıp 2 üye ile karar alacağından sanık …’in ve yönetim kuruluna yeni seçilen diğer sanıklar ile birlikte 3 olan üye sayısının dört üyeye çıkarılarak üç üyeyle toplanıp iki üyeyle karar alma yolunu açarak katılanı fiilen tesirsiz hale getirdiği, 22.09.2006 tarihli yönetim kurulu toplantısında sahte mazeret belgesiyle katılanın katılması engellenerek bu kez sanık …’in diğer yönetim kurulu üyelerinden herhangi biriyle şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığı, 03.12.2007 tarihli genel kurulda şirketin ikinci büyük ortağı olan katılan …’in tamamen yönetim kurulundan çıkartıldığı katılanın sanık … tarafından önce fiilen sonra hukuken şirket yönetiminden uzaklaştırıldığı böylelikle sanık …’in şirketi tek başına idare etmeye başladığı kendisine haksız çıkarlar sağladığı, sanık …’in şirketten katılanın ve kendisinin müşterek olan hesaplarına katılandan habersiz paralar çıkardığı ve bu paraları kendi hesabına aktardığı, gelen bu paralardan kendi adına da gayrimenkuller aldığı, sanık …’in şirketten Akbank’daki müşterek hesaba 05.11.2007 tarihinde 4.287.000 TL ödettiği, aynı tarihte bu parayı 4.198.506 TL olarak çektiği, 24/01/2008 tarihinde de diğer sanık … adına 95.000 TL ödeme yaptığı, sanık …’in 10/10/2006 tarihli 25 adet parsel gayrimenkul satın aldığı, … Metal San. Tic. Şirketine ait karar defterinin Emniyet Genel Müdürlüğü kriminal polis laboratuvarlarına imza incelemesi için gönderildiği, gönderilen karar defterinin 8, 9, 10, 24, 25, 27, 30 ve 33 sayfalarda bulunan imzaların katılan …’in elinden çıkmayıp adı geçen şahsın açık imzalarının model alınması sureti ile onun adına sahte olarak atılmış oldukları kanaatine varıldıkları ancak söz konusu imzaların hangi sanık tarafından atıldığını tespitinin mümkün olmadığının bildirildiği, sanık …’in yine bir aile şirketi olan …Madencilik Ticaret ve Sanayi A.Ş nin %36 hisseyle büyük ortağı olduğu, katılan …’in %24 hissesinin bulunduğu, sanık …’ın ise % 0.33 hisseye sahip olduğu kalan hisseninde … Metal Sanayi Tic. A.Ş ye ait olduğu,… Madencilik Tic. Sanayi A.Ş nin 28.06.2003 tarihli genel kurul kararında yönetim kurulu üyeliklerine …, … ve …’in seçildiği, başkanlığa da …’ın seçildiği, şirketi temsil ve ilzama bu 3 üyenin herhangi ikisinin müştereken yetkili kılındığının karar altına alındığı, 11/08/2006 tarihli bu şirkete ait genel kurul toplantı tutanağındaki 40 nolu sayfadaki imzanın katılana ait olmadığının, taklit edildiğinin, sahte olarak atıldığının katılan vekili tarafından belirtildiği,… Madencilik San Tic. A.Ş’nin karar defterinde yapılan imza incelemesinde ise, 4, 11, 18, 33, 34 nolu sayfalardaki imzaların katılan …’in elinden çıkmayıp adı geçen şahsın açık imzalarının model alınması sureti ile onun adına sahte olarak atılmış oldukları kanaatine varıldıkları ancak söz konusu imzaların hangi sanık tarafından atıldığını tespitinin mümkün olmadığını bildirildiği, ancak Emniyet Genel Müdürlüğü kriminal laboratuvar dairesinden alınan ekspertiz raporuna göre… Madencilik Tic. San. A.Ş’nin karar defterinde 40 nolu sayfada bulunan 11.08.2006 tarihli genel kurul toplantı tutanağında katılan … adına atılan imzanın katılana ait olduğunun daha doğrusu katılanın elinden çıktığının saptandığı, bu tarihte yapılan genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyeliklerine 3 yıl süreyle …, Murtaza Bozkurt ve Benan Karaaslan’ın seçilmelerine oy birliğiyle karar verildiği, denetim kurulu üyeliğine de Zekeriya Aydın’ın seçilmesine oybirliğiyle karar verildiği, sanık … ile katılan …’in yönetim kurulu üyeliklerinden çıkarıldığı, katılanın imzasını kabul etmediği, katılan vekili sanık …’in bu toplantıda katılanı şirket yönetiminden uzaklaştırarak kendi çalışan elemanını yani sanık …’ı yönetim kurulu başkanı ve münferit yetkili yaptığı, sanığın katılan kardeşini daha önce… Metal Tic. San A.Ş’de yaptığı gibi fiilen ve hukuken şirketten uzaklaştırdığı, sanık …’in bu suçu diğer sanık şirket çalışanı olan … ile birlikte gerçekleştirdiği, sanık …’ in… Metal San. Tic A.Ş yönetim kurulu başkanlığını yaparken anneleri olan Güllü Şahin’in de şirketteki %5 hissesini 25.08.1998 ve 28.07.2003 tarihli hisse devri hakkındaki dilekçelerle adına annesi adına sahte imzalar atarak kendisi ve kızı üzerine geçirdiği, annesi Güllü Şahin adına atılan imzanın sahte olduğunun yukarıda adı geçen sanık kardeşler arasındaki Sincan Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan bir hukuk davasında yapılan imza incelemesi sonucunda ortaya çıktığı, bu dava sırasında Jandarma kriminalden alınan uzmanlık raporunda belirtildiği üzere, Güllü Şahin adına atılı bulunan imzalar ile Güllü Şahin’in mevcut mukayese imzaları arasında yapılan incelemede söz konusu imzaların Güllü Şahin eli ürünü olmadığı tespit edildiği dolayısıyla bu hisse devirlerini lehine yaptıran sanık …’in diğer hissedarlar aleyhine haksız çıkar sağladığı, yine katılanın sanığa karşı açtığı başka bir hukuk davası sonucunda, sanığın katılana 12.979.508 TL borçlu olduğunun bilirkişi raporuyla saptandığı, katılan adına atılan bu sahte imzaların yer aldığı yönetim kurulu ve genel kurul kararlarında şirketlerin İstanbul ve Ankara şubelerine üst yönetici atanması taşınmaz alım satımı şirkete yeni yönetim kurulu üyesi seçilmesi gibi bazı önemli kararların alındığı dolayısıyla bu gelişmelerden katılan …’in haberinin olmamasının sağlandığı, keza … ve … adına Akbank Bilkent Şubesindeki müşterek hesaptan 05/10/2007-24/01/2008 tarihleri arasında… Met.San.Tic.A.Ş adına 13.000.000 TL’lik havale yapıldığı yine aynı tarihle arasında sanık …’e bu paranını yaklaşık 12.500.000 TL’sini havale yoluyla intikal ettirildiği, öte yandan bu müşterek hesaptan sebebi açıklanamayan bir biçimde sanıklardan …’a 24/01/2008 tarihinde 95.000 TL havale yapıldığı, başta sanık … olmak üzere sanıkların eylem ve işlemleriyle şirketi ilgilendiren çok önemli kararlardan katılan …’i uzak tuttuğu ve katılan …’in ortak olduğu banka hesabından sadece 3 aylık bir süre içinde 12.500.000 TL’lik bir paranın sanık …’e havalesinin sağlandığı, katılan adına atılan sahte imzaların hangi sanığa ait olduğunun ve 11.08.2006 tarihli iki ayrı şirkete ait genel kurul toplantı tutanağındaki imzaların katılana mı yoksa diğer sanıklardan birine mi ait olduğunun tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge inceleme şubesine gönderildiği sonuçta Emniyet Genel Müdürlüğü kriminal raporundakine gibi benzer şekilde katılan adına atılan imzaların belirtildiği şekilde sahte olduğunun saptandığı, sadece… Metal şirketinin karar defterindeki 30. Sayfadaki ve… Madenciliğin 11. sayfasındaki imzanın kriminal raporunun aksine katılana ait olduğunun belirtildiği, Metal şirketinin 33. ve Madencilik şirketinin 40. sayfalarıyla ilgili çelişkinin yani 11.08.2006 tarihli genel kurul kararlarındaki katılana ait imzalar arasındaki çelişkinin giderilemediği, dolayısıyla yukarıda adı geçen sanıkların eylem ve fikir birliği içerisinde… Metal ve… Madencilikte belli bir oranda hissesi bulunan ve müştereken temsil ve ilzama da yetkisi bulunan katılan …’i 11/08/2006 tarihinde düzenledikleri genel kurul toplantılarında almış oldukları kararlarla etkisiz hale getirilerek ve onu da toplantıya katılmış gibi göstermek sureti ile adına sahte imza atarak veya attırarak nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri bu suçu işlerken genel kurul toplantı tutanaklarında karar defterlerinde ve bir kısım evrakta katılan adına sahte imza atarak özel evrakta sahtecilik suçunu da işlemek sureti ile katılanın mağduriyetine neden olduklarının iddia edildiği olayda;
Dosyada bulunan bilirkişi incelemeleri, kriminal raporlar ve bilirkişi raporları göz önünde bulundurulduğunda katılanın imzasının sanıklar tarafından taklit edildiği iddiasının sanıklara isnat edilemeyeceği, bu imzaların sanıklar tarafından atıldığını gösteren her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delilin dosyada bulunmadığı, söz konusu sahtecilik fiillerinin katılanın iradesi ve talebi doğrultusunda üçüncü kişiler tarafından da gerçekleştirilmiş olması ihtimalinin de bulunduğu, bu belgelerdeki sahte imza fiillerinin hukuki sonuç doğurmaya elverişli olmadığı, katılan dışındaki pay sahiplerinin oyları ile de aynı kararların alınmasının mümkün olduğu, sahte olduğu ileri sürülen imzanın atıldığı genel kuruldan sonra katılanın uzun bir süre şirket yönetiminde görev aldığı, gerek sanık …’in gerekse katılan …’in para çekme işlemlerine konu hesapta bulunan paranın el birliği ile veya paydaş malikleri olduğu, her iki kişinin birbirlerine karşı hesapta bulunan para üzerinden güveni kötüye kullanmalarının da söz konusu olamayacağı, tek başlarına para çekebilecekleri, tarafların birbirlerine yönelik alacak iddialarının aralarındaki hukuki ilişki ve protokollere dayandığı, dosya kapsamına göre hazırlanan raporların hiçbirisinde sanıkların belgelerdeki imzayı attığı ya da attırdığına ilişkin somut bir tespit yapılamadığı, sanık …’in isnat edilen sahteciliği gerçekleştirmesini gerektiren bir durumun olmadığı, zira çoğunluk hisseye sahip olduğu, katılanın azınlık hisse sahibi olduğu, katılanın genel kuruldan haberdar olmadığı ve gündemi bilmediği iddiasının doğru olmadığı, zira genel kurulun toplanmasına ilişkin kararın alındığı yönetim kurullarına katılanın iştirak ettiği, dinlenen tanık anlatımları ve genel kurul tutanaklarına göre katılanın bu genel kurula katıldığı ve hatta divan başkanlığı yaptığı, hükümet komiserinin beyanlarına göre imzaların kendi huzurunda atıldığı ve genel kurulda kararların oy birliği ile alındığı, katılanın aksi yönde oy kullanması halinde dahi çoğunluk hisselerinin sanıkta olması nedeniyle oylamanın sonucunun etkilenmeyeceği ve bilirkişi raporlarından da bu hususların belirtildiği, suça konu belgelerdeki imzaların sanıklar tarafından atıldığı ileri sürülmekte ise de, bu imzaların sanıklar tarafından atıldığına dair dosya kapsamında her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, müsnet fiillerin sanıklar tarafından işlenmediği gerekçelerine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 25.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.