Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/9107 E. 2015/26680 K. 11.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9107
KARAR NO : 2015/26680
KARAR TARİHİ : 11.06.2015

Resmi evrakta sahtecilik suçundan sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun, 204/1, 43/1, 62/1, 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına dair İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 14.03.2011 tarih ve 2010/162 E. 2011/64 K. sayılı karar aleyhine vaki temyiz istemi üzerine onama talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2011/237365 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş, Dairemizin 16.04.2015 gün ve 2013/10819 Esas 2015/23788 sayılı kararıyla resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün bozulmasına, karar verilmiştir.
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine anılan kanunun 99. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 308.maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan itiraz üzerine dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının resmi belgede sahtecilik suçundan itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görülmediğinden REDDİNE,
Dairemizin 16.04.2015 gün ve 2013/10819 esas 2015/23788 sayılı kararının KALDIRILMASINA YER OLMADIĞINA, itirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurul Başkanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 11.06.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Karşı oy;
Dairemiz Sayın çoğunluğu ile oluşan uyuşmazlık; sanığın işlediği kabul edilen resmi belgede sahtecilik suçunda ayrıca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususundadır.
Yerel mahkeme yargılama sonucu farklı tarihlerde aynı kişi adına resmi ve özel belge düzenlenmesinde zincirleme surette resmi belgede sahtecilik suçunun oluştuğu kabulü ile sanığın TCK’nın 204/1, 43/1 ve 62 maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar vermiştir.
TCK’nın 43/1 maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için;
1- Aynı suçun değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi, 2-İşlenen suçların mağdurlarının aynı kişi olması,
3- Bu suçların aynı suç işleme kararı altında işlenmesi gereklidir.
Sanık Manavkuyu Mahalle Muhtarlığına başvurarak mağdur …’a ait kimlik bilgilerini içerir 26.01.2009 tarihli ikametgah belgesini almıştır. Böyle bir belgenin 26.01.2009 tarihinde düzenlenerek sanığa verildiği, … Mahalle Muhtarı tanık … beyanıyla sabittir. Sanık mağdurenin bilgilerini içerir sahte nüfus cüzdan fotokopisi, maaş bordrosu ile birlikte ikametgah belgesini 30.01.2009 tarihinde bankaya ibraz ederek … adına bireysel kredi başvuru formunu düzenletmiştir.
Mahalle muhtarınca görevi gereği düzenlenen, ayrıca muhtarlık mührü ve imzasının bulunduğu ikametgah belgesi resmi belge statüsündedir. Resmi belgede sahtecilik suçu bu belgenin düzenlendiği 26.01.2009 tarihinde işlenmiştir. Ayrıca bu sahte resmi belge 30.01.2009 tarihinde kullanılmak suretiyle içerik itibariyle sahte bireysel başvuru formu düzenlenmiştir. Bu eylem ise özel belgede sahtecilik suçunu oluşturmaktadır. Ortada farklı tarihlerde içerik olarak sahte düzenlenmiş biri resmi, biri de özel olmak üzere iki belge bulunmaktadır.
Bu iki sahte belge …’un kimlik bilgilerini içerdiğinden … bu iki suçun mağdurudur.
TCK’nın 204. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçu ile aynı Kanun’un 207. maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçu unsurlarının benzerliği, her iki suçta korunan hukuki yararın kamu güveni olması nedenleriyle gerek doktrinde gerekse Yargıtay içtihatlarında aynı suç olarak kabul edilmiştir.
Bu olaya benzer başka bir olayda Yargıtay CGK. 05.06.2012 gün ve 2011/15-491, 2012/219 E. ve K. sayılı kararında sanıkların zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmaları gerektiğini hükmetmiştir.
Bu açıklamalar ışığında aynı suç işleme kararıyla, aynı mağdura karşı aynı suçu değişik zamanlarda işlediği sabit olan sanığın bir bütün halinde zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına ilişkin yerel mahkeme kararının onanması gerektiğine dair Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı yerinde olup, itirazı kabul etmeyen çoğunluk görüşüne katılmıyorum.