YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9203
KARAR NO : 2015/30982
KARAR TARİHİ : 09.11.2015
Tebliğname No : 3 – 2013/376010
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Alaca Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/03/2013
NUMARASI : 2012/64 (E) ve 2013/118 (K)
SANIKLAR : Y.. Y.., Y.. A.., A.. A..
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, yaralama
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da yakıştırmalarda bulunmak ya da sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır. Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır. Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Katılanın, sanıklardan Y.. A..’ı arayarak alacağı olan 1.500,00 TL’yi istemesi üzerine Büyüksöğütözü yolu üzerinde bulunan Hasan Dede Pınarı adlı çeşmenin önünde buluşma kararı aldıkları, şikâyetçinin söz konusu yere gittiğinde Yasin ile birlikte tanımadığı diğer iki sanığın da orada olduğu ve sanık Ali’nin “Buraya ne almaya geldin lan” demek suretiyle katılana hakaret ettikten sonra Yasin ile birlikte ellerindeki sopalarla katılanı darp ettikleri, Yılmaz’ın ise elleriyle şikâyetçiye vurması üzerine şikâyetçinin olay yerinden 100 metre kadar uzaklaştığı, akabinde Yasin’in katılana ait motosikletin yakıt depo kapağını açtığı ve dökülen benzini ateşlemek suretiyle motosikleti yaktığının iddia edildiği olayda; sanıkların birbirleriyle uyumlu savunmalarında, katılanın, motosikletiyle kendilerinin içinde bulunduğu aracın arkasına çarptığı, aşağı indiklerinde ise, katılanın olay yerinden kaçtığını belirterek suçlamaları kabul etmemeleri ve Alaca İlçe Jandarma Komutanlığı’nca tanzim edilen 18.01.2012 tarihli görgü ve tespit tutanağının sanıkların bu savunmasını doğrular nitelikte olması, ayrıca Alaca Devlet Hastanesinin şikâyetçi hakkında düzenlediği raporda, yalnızca sağ ve sol dizlerinde düzensiz kızarıklar olduğunun belirtmiş olması nedeniyle sopa ile darp edildiğini gösterir yara bulunması yanı sıra bu yaralanmanın darp dışındaki sebeplerle de gelme ihtimalinin olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar haklarında verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 09.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.