YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9331
KARAR NO : 2015/26945
KARAR TARİHİ : 17.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın daha önce İnternet üzerinde açmış olduğu … m isimli sitede ihale ilanları verdiği, şikayetçilerin kendisini araması üzerine yaptığı görüşmede ihale ile ucuz satılan araçları şikayetçiler adına almak için vekaletnamelerini istediği, ardında da yakın zamanda yapılacak ihaleye girmek için para göndermelerini istemesi üzerine şikayetçi …’un, …. Garanti bankası …. şubesine de sanık adına açılmış … numaralı hesaba toplam 15.500 para yatırdığı, ancak sanığın, paraları aldıktan sonra şikayetçinin telefonuna cevap vermediği ve yalan beyanlara bildirmiş olduğu vaadleri yerine getirmediği, şikayetçiden menfaat elde etmek için hile yaptığı, şikayetçinin de bu hileye kandığı, böylelikle sanığın kendi lehine menfaat sağladığı somut olayda; sanığın eyleminin, TCK’nın 158/1-f maddelerinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın gözetilmesine, 17.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.