Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2016/124 E. 2016/3890 K. 25.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/124
KARAR NO : 2016/3890
KARAR TARİHİ : 25.04.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 158/1-i, 62, 52/2, 51/1 maddeleri gereğince mahkumiyet

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm katılanlar ve sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A-Sanığın temyiz talebine yönelik incelemede;
Sanığın yokluğunda verilip 02/09/2015 tarihinde tebliğ olunan 06/05/2015 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, sanığın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 11/09/2015 tarihli temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
B-Katılanların temyiz talebine yönelik incelemede;
Sanığın sigorta acentesi olarak daha önce işlemlerini yaptığı katılan …’nin sigorta şirketine yatırdığı 850 TL tutarındaki priminin yanmasını önlemek amacıyla ödeme yapmasını isteyerek, kredi kartı ve elden 2.200 TL parayı katılanlardan almak suretiyle menfaat temin ettiğinin iddia edildiği olayda,
Sanığın sigorta işini 5-6 yıl önce bıraktığını savunması, tanık …’in kardeşi olan sanığın eğitim durumu yeterli olmadığından … şirketini kendi adına kurduğunu beyan etmesi, katılan …’ın kredi kartı hesap özetinde … sigorta adına para çekildiğinin belirlenmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından … isimli şirkete ait ticaret sicil kayıtlarının getirtilerek bu isimde şirket olup olmadığı yetkilisinin kim
olduğu ve suç tarihinde faal olup olmadığının araştırılması, sigorta acente sözleşmelerinin getirtilmesi, sanığın suç tarihi itibariyle sigorta acentesi olması halinde TCK’nın 158/1-h maddesi kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı, aksi halde eylemin TCK’nın 157/1. Maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçu kapsamında kalacağı gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1-Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
2- TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanığın kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılanların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 25/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.