YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1254
KARAR NO : 2017/24237
KARAR TARİHİ : 22.11.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatına ilişkin hükümler, o yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılmış bir dava bulunmadığından, bu suçtan verilen beraat kararının yok hükmünde olduğu kabul edilip, o yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmüyle sınırlı olduğu belirlenerek yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığın, müdürlüğünü yaptığı … Tic. Ltd. Şti’deki görevi sona erdikten sonra, yetkisi bulunmadığı halde şirket adına 30/08/2005 keşide tarihli 10.288 TL bedelli çeki keşide edip imzalayarak katılan şirkete verdiği, çekin bankaya ibrazında karşılığının bulunmadığı, sanığın bu şekilde atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda;
Sanığın, …. Noterliği tarafından düzenlenen 22/03/2005 tarihli imza sirkülerine göre, çekte keşideci olarak görünen …. Tic. Ltd. Şti’ye 5 yıllığına müdür olarak atanması ve şirketi münferit imzası ile temsil ve ilzama yetkili kılınmış olması, 16/06/2005 tarihi itibariyle müdürlük görevinin sona erdirilmesi ve …. Noterliği’nin 23/06/2005 tarihli imza sirkülerine göre ….’ın şirketi temsil ve ilzama yetkili müdür olarak atanmış olması, ticari hayatın gereği olarak suça konu çekin ileriye yönelik bir tarih atılarak keşide edilmiş olabileceğinin de gözetilmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakamayacak şekilde tespiti bakımından, suça konu çekin hangi tarih itibariyle keşide edilip katılan şirkete verildiğinin her iki şirketin ticari kayıtlarının da incelenmesi suretiyle belirlenmesi, çekin verildiği tarihte ….. Tic. Ltd. Şti’nin yetkili temsilcisinin kim olduğunun ilgili ticaret sicil memurluğundan sorularak tespit edilmesi, çekin katılan şirkete verildiği tarihte sanığın keşideci şirket temsilcisi olmaması halinde, şirketi temsil ve ilzama yetkili olan kişinin tanık sıfatıyla ifadesine başvurularak, şirket adına çek keşide etmesi için sanığa herhangi bir yetki verilip verilmediğinin sorulmasından sonra, toplanan bütün deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, o yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/11/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.