YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3930
KARAR NO : 2017/19775
KARAR TARİHİ : 09.10.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : 1)Sanık … için, TCK’nun 158/1-f-son,43/1,52/2-4,53
2)Sanık … için,TCK’nun 158/1-f-son,43/1,52/2-4,53,58
3)Sanık … için TCK’nun 158/1-f-son, 43/1,52/2-4, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık … müdafii, sanık … müdafii ve sanık … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … ‘in işyeri çalıştırdığı, diğer sanıklar … ve …’ın bu iş yerinde işçi olarak çalıştıkları, katılan …’nın … marka araçların yedek parçasının satımını yaptığı, sanık … ile önceye dayalı ticari ilişkilerinin bulunduğu, daha önceye dayanan ticari ilişki nedeniyle güven duyduğu sanık …’nın katılan ile irtibat kurduğu, katılan ile ticari ilişkileri bulunan sanık …’in yedek parça alacağı şeklindeki görüşme ve konuşma yapmasından birkaç gün sonra açık kimliği tespit edilemeyen … isimli şahsın katılanın iş yerine gelerek malzeme fiyatlarını sorduğu, fiyat aldıktan sonra ayrıldığı, birkaç gün sonra tekrar bu iş yerine gelerek 1.800 TL bedelli … adına açılmış hesaba atfen tüm unsurları ile sahte olarak düzenlenmiş yargılamaya konu çeki vererek malzemeler aldığı ve iş yerinden ayrıldığı, daha sonra sanık …’nun katılanın işyerine geldiği, kendisini … ‘ın gönderdiğini söyleyerek 2.000 TL’lik oto yedek parça satın aldığı, karşılığında ele geçmeyen… Bank’a ait 2.000 TL bedelli çek verdiği, çeklerin sahteliği anlaşılmadan bu kez … plakalı araçla tanık …’nın petrol istasyonuna … ile birlikte gelen sanıklar …, … ve …’nun katılandan 4000-5000 TL civarında mal aldıkları, karşılığında ele geçmeyen çek verdikleri, katılanın sanıklara teslim ettiği mallara karşılık 08.09.2006 tarihli faturayı düzenlediği, devam eden süreçte sanıkların borcu ödemediği ; bu şekilde sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilen olayda;
1)Sanıklar … ve … hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
Sanıkların, diğer sanık …’in katılanla önceden oluşmuş alışveriş ilişkine dayanan güven gereği, katılandan almış oldukları malzemeler karşılığında sahte olarak oluşturulmuş çekleri vermekten ibaret eylemlerinin bir bütün halinde teselsül eden nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık … müdafiinin delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, suçun işlenmediğine, unsurlarının oluşmadığına, eksik soruşturmaya ve sair nedenlere, sanık … müdafiinin delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, suçun işlenmediğine, kasıt yokluğuna, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik soruşturmaya ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2)Sanık … hakkındaki mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın sair itirazlarının reddine ancak;
Sanık hakkında bozmadan önce 28/04/2011 tarihinde verilen kararda TCK 58 maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı, kararı sadece sanığın temyiz ettiği, aleyhe temyiz bulunmadığı, ancak bozmadan sonra yapılan yargılamada sanık hakkında TCK 58 maddesi uyarınca tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle CMK 326/son maddesine aykırı olarak yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından sanık ile ilgili tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair bölümün çıkarılması suretiyle sanık hakkındaki hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.