Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2016/5025 E. 2017/9151 K. 12.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5025
KARAR NO : 2017/9151
KARAR TARİHİ : 12.04.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1- TCK’nın 204/1, 53/1-2-3 ve 58/6-7. maddeleri gereğince mahkumiyet
2- TCK’nın 158/1-f-son, 52/2-4, 53/1-2-3 ve 58/6-7. maddeleri gereğince mahkumiyet

Sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde, inceleme merciinin …’ın ilgili dairesi olduğu ve sanığın 11/08/2016 tarihli dilekçesi ile eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunduğu anlaşıldığından, mahkemenin 23/08/2016 tarih ve 2015/146 E, 2016/90 K sayılı ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilip bu karar kaldırılmak suretiyle yapılan incelemede,
Sanığın yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün, sorgusunda bildirdiği adrese tebliğ edilememesi ve sanığın kayıtlı bir mernis adresi de bulunmaması üzerine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, daha önce bu adreste usulüne uygun biçimde yapılmış bir tebligat bulunmaması nedeniyle tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşıldığından, sanığın 11/08/2016 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’u ile Bazı Kanunlar’da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri düzenlenmiş ve sanığın tekerrüre esas alınan Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/723 esas, 2012/511 karar sayılı ilamına konu dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın, müşteki …’dan satın aldığı mal karşılığında, 10/12/2014 keşide tarihli, 7.300 TL bedelli tamamen sahte olarak düzenlenmiş çeki müştekiye verdiği, müştekinin de çeki nakit para karşılığında tanık …’a teslim ettiği, çekin tanık … tarafından bankaya ibrazında sahteliğinin tespit edildiği anlaşılmakla; eylemin TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenen “bankanın araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” ve aynı kanunun 204/1. maddesinde yer alan “resmi belgede sahtecilik” suçlarını oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın atılı suçu işlemediğine ve lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 12/04/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.