YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/568
KARAR NO : 2016/3540
KARAR TARİHİ : 18.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yaralama
HÜKÜM : TCK’nın 86/2, 86/3-e, 29/1 maddeleri gereğince mahkumiyet
Yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın kaza sonrası çıkan tartışma sırasında müştekiyi bıçakla basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralayarak olay yerinden kaçması şeklinde gerçekleşen olayda; yerel Mahkeme’nin 06/06/2011 tarih 2010/259 E. 2011/374 sayılı kararıyla sanığın mahkumiyetine yönelik hükmün, Dairemizin 21/01/2013 tarih ve 2012/12333 esas, 2013/738 sayılı kararıyla, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza tayin edilirken teşdiden hüküm kurulması karşısında, aynı yasanın 29 maddesi gereğince haksız tahrik nedeniyle üst hadden indirim yapılarak hükümde çelişkiye neden olunması ve 5271 sayılı CMK’nın 231/6-c fıkrasında belirtilen zarar kavramının, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarar olup manevi nitelikteki zararı kapsamadığı, sanığın sabıkasız olduğunun anlaşılması, yaralama suçunda dosyaya yansıyan, katılan tarafından ileri sürülmüş ve belgelendirilmiş giderilmesi gereken ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi bir zarar bulunup bulunmadığının katılandan sorulup bir saptama yapılmadan ve manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği gözetilmeden, sanığın işlemiş olduğu yaralama eyleminden dolayı “zarar giderilmediği” biçimindeki yetersiz gerekçe ile CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, gerekçeleriyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla;
Sanık lehine olarak temel cezanın alt sınırdan belirlenip TCK’nın 29/1. maddesine göre indirimin üst sınırdan yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesi ve gerekçe kısmında bir daha suç işlemeyeceği kanaati oluşmadığından CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığının belirtilmesi karşısında tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında yaralama suçundan verilen mahkûmiyet hükmünde bir isabetsizlik görülmediğinden, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.