Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/11548 E. 2017/22012 K. 31.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/11548
KARAR NO : 2017/22012
KARAR TARİHİ : 31.10.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1- Sanıklar , …, …, …, …, , …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından ayrı ayrı beraat
2) Sanık … ve sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarından TCK’nın 158/1-e, 39, 43, 168, 62, 52, 53 maddeleri yine sanık … hakkında ayrıca TCK 58 maddesi gereğince mahkumiyet
3) Sanık … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan TCK’nın 207/1, 43, 62, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet

Sanıklar , …, …, …, …, , …, …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından beraate ilişkin hükümler katılan kurum vekili tarafından; sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyete ilişkin hüküm sanık … tarafından ve sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyete ilişkin hükümler sanık … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklardan …’in, …’nın ve temyiz kapsamı dışındaki sanık …’in; yetkilisi ve çalışanı oldukları … Limited Şirketi adına kestikleri müstahsil makbuzlarını, sahte ticaret borsası kaşesi ve imzası ile tescilleyerek gerçek bir ürün alım satımı olmadan çiftçilik yapan diğer sanıklara komisyon karşılığı verdikleri ve böylece çiftçi olan sanıkların bu belgelerle doğrudan gelir desteği temin ettikleri veya etmeye çalıştıkları, sanıkların atılı suçları böylece gerçekleştirdikleri iddia ve kabul edilen olayda;
1)Sanıklar , …, …, …, …, , …, …, …, …, …, …, … ve … haklarında özel belgede sahtecilik ile nitelikli dolandırıcılık suçlarından katılan kurum vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Çifçi olan sanıklardan bir kısmının söz konusu tarlalar kendi adlarına olsa dahi başka kişilerin fiilen bu tarlaları ekip, ürünleri sattığına dair savunmalarının ekim yapan kişilerce doğrulanması, bir kısmının ektikleri ürünü söz konusu şirket yetkililerine sattıklarına dair savunmalarının aksine delil bulunmaması, bazı sanıkların ise yaşları ve ikamet ettikleri yerler itibariyle tarım işleri ile uğraşamadıklarına kanaat getirilmesi nazara alındığında sanıkların savunmaları, katılan kurumun iddiası, tanık beyanları, oluş ve tüm dosya kapsamına göre sanıklar hakkında delil yetersizliği ve kast yokluğundan söz konusu suçlardan verilen beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan; katılan vekilinin atılı suçların sübut bulduğuna dair temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2)Sanıklar … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin sanıkların temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanıkların ikrarı, Ankara Ticaret Borsası’nın yazıları, makbuzlar, diğer sanıkların savunmaları ve tanık beyanları, sanıklar hakkındaki emsal olaylara ilişkin diğer dosyaların karar örnekleri, oluş ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların atılı suçu işledikleri sabit olduğundan mahkumiyet hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiş, 5237 sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenecektir. Bu açıklama kapsamında sanıkların iştirak ettiği tüm eylemler neticesinde ortaya çıkan haksız menfaat miktarının gün karşılığı belirlenerek bunun üzerinden sonuç cezanın hesaplanması gerekirken eksik ceza tayini ve asli fail olarak iştirak ederek suçları işlediklerinin anlaşılması karşısında; sanıkların, suçun işlenmesi sırasında diğer sanıklara yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak suretiyle yardım eden durumunda olduğunun kabulü ile haklarında TCK’nın 39. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Her iki sanık hakkında hükmolunan 1000 gün adli para cezası üzerinde artırım ve indirimler yapıldıktan sonra bulunan 346 gün adli para cezasının TCK’nın 52 . maddesi gereğince günlüğü 20 TL üzerinden paraya çevrilmesi sırasında sonuç cezanın “6.920 TL” olarak belirlenmesi gerekirken hesap hatası sonucu “8.320 TL” olarak belirlenmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu hususta, aynı kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçuna dair hüküm fıkralarının ilgili kısmından “8.320 TL” ibaresinin çıkarılarak yerine “6.920 TL” ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3)Sanık … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin ve sanık … hakkında özel belgede sahtecilik ile nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen beraat hükümlerine dair temyiz taleplerinin incelenmesinde;
a)Sanık …’nın eyleminin şirket yetkilisi olan …’le birlikte 213 sayılı Kanuna muhalefet suçunu oluşturduğu ve UYAP’tan yapılan araştırmada Ankara (Batı) 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/93 Esas Numarası’nda 213 sayılı Kanuna muhalefet suçundan yargılamasının bulunması karşısında; sahtecilik suçu yönünden; TCK’nın 44. maddesi gereğince ayrıca ceza verilemeyeceği cihetle, söz konusu dosyanın kesinleşmemiş ise birleştirilmesi, kesinleşmiş ise onaylı örneğinin temin edilip incelenmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken isabetsiz gerekçelerle mahkumiyet hükmü verilmesi,
b)UYAP’tan alınan nüfus kayıt örneğine göre sanık …’ın 17/04/2013 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64. maddesi uyarınca düşmesine hükmedilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nın ve katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.