YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/12170
KARAR NO : 2020/1051
KARAR TARİHİ : 28.01.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat (ayrı ayrı)
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler katılan ve sanık müdafii tarafından vekalet ücreti ile sınırlı olmak üzere temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, kendisinin alacaklı, temyize gelemeyen katılan …’in kefil, katılan …’un borçlu gözüktüğü toplam 44.000 TL bedelli ve katılan …’ün kefil imzalarını sahte olarak oluşturduğu 4 adet senet hakkında icra takibi başlatmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia edilen olayda; sanık, katılanlar ve tanık beyanları, ekspertiz raporu ile tüm dosya kapsamına göre, katılan …’ün senetlerdeki borçlu imzalarını kabul etmesi, katılan …’e ait imzaya yönelik şüphenin sanık lehine değerlendirildiği ve sanığın yüklenen suçları işlediğinin sabit olmadığı nedeniyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının unsurlarının oluşmadığı gerekçelerine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılanın belirli bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi, ancak;
1136 sayılı Kanun’un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ilgili kısmına “sanığın kendisini vekille temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 3.000 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesi” fıkrasının eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.