YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/13895
KARAR NO : 2017/20262
KARAR TARİHİ : 16.10.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 158/1-a, 62, 52/2-4, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet (ayrı ayrı)
Dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar hakkında hükmolunan cezaların miktarına nazaran, sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Sanık …’in, işyerine gelen katılanla diğer sanığı … ismiyle tanıştırdığı, …’in, dua okuyarak ve üfleyerek ailevi sorunlarını gidereceğini söylemek suretiyle katılandan değişik zamanlarda toplam 90.000 TL para aldıkları ve ortadan kayboldukları, böylece sanıkların dini inanç ve duyguları istismar etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanık, katılan ve tanık beyanları ile dosya kapsamına göre, suçun sanıklar tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanıkların, 5237 sayılı TCK’nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun’un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olmaları karşısında, sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesindeki isabetsizlik, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanıklar müdafiinin suçların sabit olmadığı, savunma hakkının kısıtlandığı, lehe hükümlerin uygulanmadığı ve eksik inceleme yapıldığına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 16/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.