Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/13911 E. 2017/21445 K. 25.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/13911
KARAR NO : 2017/21445
KARAR TARİHİ : 25.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 157/1, 62, 52/2, 51/1-3 ve 53/1. maddeleri
gereğince mahkumiyet (ayrı ayrı)

Sanıkların dolandırıcılık suçundan mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, o yer Cumhuriyet Savcısı, katılan vekili ve sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık …’nun temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın, yokluğunda verilip 08/03/2013 tarihinde tebliğ olunan mahkumiyet hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 05/04/2013 havale tarihli dilekçesi ile vaki temyiz talebinin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- O yer Cumhuriyet Savcısı, katılan vekili ve sanıklar … ile …’ın temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanıklardan … ile katılanın araç alım satımına ilişkin bir protokol tanzim ederek imzaladıkları, daha sonra katılanın aracı satın almaktan vazgeçmesi üzerine, sanık …’in cebinden çıkardığı kağıt parçasını aralarında düzenledikleri protokol olduğunu beyan ederek yırttığı; ancak, protokolün altında tırtıklı vaziyette kesilebilecek ebatta bir bononun bulunduğu ve katılanın imzasının bu bononun borçlu kısmına gelecek şekilde atılmasının sağlandığı, daha sonra sanık …’in suça konu bonoyu diğer sanıkları alacaklı göstermek suretiyle icra takibine koydurduğu iddia ve kabul edilen olayda; kamu kurumu niteliğindeki icra müdürlüğünün aracı kılınması nedeniyle eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-d. maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdiri ile değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı, katılan vekili ve sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/10/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.