YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/14182
KARAR NO : 2017/8664
KARAR TARİHİ : 04.04.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka ve kredi kurumlarını dolandırmak
HÜKÜM : Hükümlünün 765 sayılı TCK’nın 504/1, 522/1, 59 ve 81. maddeleri gereğince mahkumiyetine
Hükümlü hakkında dolandırıcılıktan verilen mahkumiyet hükmünün 5237 sayılı TCK’ nın yürürlüğe girmesi üzerine yapılan uyarlama sonucu verilen hükmün, hükümlü tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükümlü hakkında banka ve kredi kurumlarını dolandırmak suçundan verilen 02/11/1999 tarih ve 1999/92 E. – 1999/93 K. sayılı mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı yasanın yürürlüğe girmesi üzerine, mahkemece, 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesi gereğince, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK ile 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın olaya ilişkin tüm hükümlerinin karşılaştırılması suretiyle lehe kanunun belirlenmesi amacıyla evrak üzerinden yapılan uyarlama sonucu verilen ve temyiz yasa yoluna tabi olan 22/06/2005 tarihli ek kararın tebliğine ilişkin evrakın dosya içerisinde bulunamadığına ilişkin tutulan tutanak karşısında, hükümlünün 08/12/2005 tarihli temyiz talebinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
… Ceza Genel Kurulu’nun 27/12/2005 tarih ve 162/173 sayılı kararında açıklandığı üzere, lehe olan yasanın belirlenmesi herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa veya cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılması zorunludur. Evrak üzerinde inceleme yapılabilmesi ise ancak belirtilen haller dışında söz konusu olabilecektir. Hükümlü hakkında lehe olan yasanın saptanabilmesi için takdir hakkının kullanılması gerekeceğinden duruşma açılıp, lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi, her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi ve tüm bunların gerekçeleri de açıklanmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken evrak üzerinde yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/04/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.