Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/15668 E. 2017/8547 K. 03.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/15668
KARAR NO : 2017/8547
KARAR TARİHİ : 03.04.2017

Dolandırıcılık suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Milas Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 25/11/2015 tarihli ve 2016/602 soruşturma, 2016/1398 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin, mercii Bodrum Sulh Ceza Hakimliğinin 29/04/2016 tarihli ve 2016/1325 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 14.02.2017 gün ve 94660652-105-48-11527-2016 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası … Cumhuriyet Başsavcılığının 27/02/2017 gün ve 2017/11398 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Milas Cumhuriyet Başsavcılığınca, müşteki tarafından şüpheliye araç satımı hususunda vekaletname verildiği, şüphelinin bu vekaletname uyarınca aracı 3. kişiye sattığı fakat bedelinin müştekiye ödenmediği kabulü ile olayın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu ve dolandırıcılık suçunun yasal unsurları oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, dosya kapsamına göre, müştekinin kendisine ait ….. plaka sayılı ….. marka aracının modelini yükseltmek amacı ile Milas’ta bulunan ….. bayiine gittiği, sahip olduğu aracını 70.000,00 Türk lirası karşılığında takas vermek sureti ile yeni bir araç almak istediğini beyan etmesi üzerine, şirkette 2. el satış müdürü sıfatı ile çalışan şüphelinin, ….. Şirketi’nin 70.000,00 Türk lirasını yüksek bulduğu, buna karşın kendi tanıdıkları vasıtası ile aracını satabileceğini beyan ederek müştekinin vekaletnamesini aldığının iddia edildiği, bu hususta dosyaya Milas 1. Noterliğinin 29/12/2015 tarihli ve …. yevmiye sayılı vekaletnamesinin ibraz edildiği, akabinde satış işlemleri için tekrar şirkete başvurduğunda şüphelinin şirketten ayrıldığını ve bir daha dönmediğini, aracının satıldığını ve fakat parasının hesabına gönderilmediğini öğrendiği iddiası ile şikayetçi olduğu nazara alındığında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 ve 158. maddelerinde düzenlenen dolandırıcılık suçu yönünden delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu ve bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Bodrum Sulh Ceza Hâkimliğinin 29.04.2016 tarih ve 2016/1325 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 03.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.