YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1607
KARAR NO : 2017/19842
KARAR TARİHİ : 10.10.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanıkların ayrı ayrı beraatine
Sanık … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraata ilişkin hüküm o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından, sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından verilen beraata ilişkin hükümler ise katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü,
O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin sadece sanık … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmüne ilişkin olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede,
Katılanlar …şirketlerinin yetkilileri oldukları, bu şirketlerin muhasebe işlemlerinin ise uzun süreden beri muhasebeci olan sanık …’ın sahibi olduğu, diğer sanıklar … ve …’in çalışanı oldukları… Muhasebecilik şirketi tarafından yerine getirildiği, ancak aralarında meydana gelen bir takım anlaşmazlıklar nedeni ile katılanlara ait şirketlerin muhasebe işlemlerinin …Muhasebecilik şirketi tarafından yürütülmesinin sonlandırıldığı, katılanların bu kez muhasebe işlemleri için tanık muhasebeci … yönetimindeki muhasebe bürosuyla anlaştıkları, şirketlere ait defterlerin ve belgelerin bu muhasebeciye teslimini istedikleri, defter ve belgelerin teslimi sırasında katılanlar ile sanık … arasında aralarındaki sözleşmenin feshine ve devir teslime dair 03/05/2010 tarihli devir teslim tutanakları düzenlendiği, boş bırakılan bu tutanağın ”teslim tarihinde meslek mensubunun varsa alacak tutarı” bölümüne sanık …’ın …Kuyumculuk şirketleri için ayrı ayrı 10.195,20 TL Kaşlar İnşaat şirketi için ise 4.106,40 TL alacaklı olduğuna dair sanık …’ın ekleme yaparak bu sözleşmelere dayalı olarak icra takibinde bulunulduğu, bu surette sanıkların özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia edilen somut olayda,
1) Sanıklar … ve Sebahattin hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde;
Sanık …’nin sürekli, sanık …’in ise kısmi dönemli olarak, diğer sanık …’a ait muhasebe bürosunun çalışanları olmaları ve katılanlara yönelik her hangi bir eylemlerinin bulunmaması karşısında, sanık … ve…’in cezalandırılabilmeleri için her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden verilen beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin suçun sübut bulduğuna dair temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik yapılan temyiz başvurusunun incelenmesinde;
Katılan şirkete ait defter ve belgeleri teslim almak için sanık …’ın muhasebe bürosuna giden ve suça konu belgelerin düzenlenmesi esnasında hazır bulunan tanık …’ın beyanlarında, “dört şirkete ait defter ve belgelerin teslimine ilişkin düzenlenen devir teslim tutanaklarını gördüğünde tutanakların 5. bölümündeki “teslim tarihinde meslek mensubunun varsa alacak tutarı” kısmının boş olduğunu” belirtmesi, katılanlar …’ın beyanlarında da, tutanakları imzaladıklarında bu kısımlarının boş olduğunu ifade etmeleri, ayrıca dosyada mevcut bilirkişi raporlarında da tutanakların bu kısmında yazılı olan rakam ve yazıların sonradan ilave edilmiş olduklarının ve sanığın bu tutanaklarda yazan kısımlar kadar katılanlardan alacaklı olduğunun belirtilmesi ve bu şekilde üzerinde sahtecilik yapılan suça konu devir teslim tutanaklarının icra dairesinde icra takiplerinde kullanılmaları karşısında, sanık hakkında sahtecilik suçu yönünden TCK’nın 211 maddesi, dolandırıcılık suçu yönünden ise TCK’nın 159. maddesinin uygulanma ihtimalinin tartışılması gerektiği gözetilmeyerek, sanığın mahkumiyeti yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.