YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1614
KARAR NO : 2017/20629
KARAR TARİHİ : 18.10.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 158/1-h, 62, 52/2, 51 ve 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların … Ekspres Havayolu Kargo Şti’nin yetkilileri oldukları, katılan şirketi arayarak gümrükten kargolarının geldiğini bununla ilgili olarak para yatırmanız gerekiyor demek suretiyle 6.579,56 TL parayı katılandan aldıkları ancak daha sonra kargoda malların kaybolduğunu beyan ederek malı teslim etmedikleri gibi parayı da iade etmedikleri, bu şekilde dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilen olayda;
Sanıkların savunmalarında ısrarla suçlamayı kabul etmemeleri karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, öncelikle sanıkların yetkilisi oldukları şirketin iştigal konusunun belirlenmesi için ticaret sicil evrakları ile vergi mükellefiyetine ilişkin kayıtların getirtilmesi, suça konu malların gerçekten gümrüğe gelip gelmedikleri, bu malların ithalat işlemlerinde beyannamesi düzenlenip düzenlenmedikleri, varsa gerçekte ithal edilen mallarla Gümrük İdaresine verilen beyannameye konu mallar arasında sayı ve kıymet yönünden fark olup olmadığı, faturaların sanıklar tarafından tamamen sahte olarak üretilip üretilmediğinin tespit edilmesi, malların menşei ve akıbeti, kaybolma olgusunun belirlenmesi bakımından kolluk ve gümrük kayıtlarının istenerek tetkiki, sübutun kesin surette belirlenmesi halinde her bir sanığın fiilin oluşumundaki rolleri ve önemi üzerinde de durularak sonucuna göre toplanan tüm deliller ve somut olgular birlikte değerlendirilip gerektiğinde ihracat mevzuatı ve uygulamasından anlayan bilirkişi kurulundan rapor aldırılarak sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanıkların icra takibi nedeniyle ödemede bulunduklarını savunmaları karşısında; TCK’nın 168 maddesine göre, borcun ödenip ödenmediği veya kısmi ödeme varsa katılanın rıza gösterip göstermediği sorulup, sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 18.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.