YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1704
KARAR NO : 2017/20316
KARAR TARİHİ : 16.10.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1-TCK 158/1-e-son, 43, 62, 52, 53 maddeleri gereği mahkumiyet ( İki sanık hakkında ayrı ayrı )
2-TCK 204/1, 43, 62, 53 maddeleri gereği mahkumiyet ( İki sanık hakkında ayrı ayrı )
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan …’in 2009 yılı Mayıs – Eylül ayları arasında Malatya Beydağı Devlet Hastanesi Nöroloji Bölümünde uzman doktor olarak görev yaptığı, sanık …’nın bu tarihlerde katılanın yanında sekreter olarak çalıştığı, sanık …’ın ise Eczacıbaşı isimli ilaç firmasının Elazığ, Malatya illeri tıbbi tanıtım sorumlusu olduğu, sanık …’ın olay tarihinden bir süre önce katılanın çalıştığı nöroloji polikliniğine gelerek katılanla ve sekreteri olan sanık … ile tanıştığı, bir süre sonra Oya ile arkadaş olup nişanlandıkları, sanık …’ın yeteri kadar ilaç tanıtımı ve pazarlamasını yapamadığı için belli bir kotaya ulaşmak amacıyla nişanlısı olan sanık … ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, bir şekilde kimlik bilgilerini ele geçirdikleri tanıklar … ve …’ın Beydağı Devlet Hastanesi Nöroloji servisine müracaat edip ilaç kullanım raporu almış gibi göstererek, bu şahısların bilgisi dışında isimlerine ilaç kullanım raporları düzenleyerek katılanın kaşesini bastıkları, raporları birer gün ara ile düzenledikleri, 27/08/2010 tarihinde de bu raporlar dayanak gösterilerek Elazığ … Eczanesinden 1060,80 TL ve 1226,84 TL’lik ilaçların alındığı, alınan bilirkişi raporunda, ilaç kullanım raporlarında bulunan doktor kaşesi üzerindeki imzaların katılan …’e ait olmadığının belirtildiği, sanıkların bu şekilde zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddia olunan olayda;
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda, iki adet ilaç kullanım raporundaki katılanın kaşesi üzerinde bulunan imzaların katılan …’e ait olmadığının belirtildiği ve bu raporda bu imzaların sanıkların elinden çıktığının beyanına imkan verir nitelikte uygun kaligrafik bulguların tespit edilemediğinin de belirtildiği ancak bu raporların iğfal kabiliyetine sahip olup olmadığı ile ilgili bir görüşe yer verilmediği zira mahkeme heyetince de bahse konu ilaç raporları incelenip, kanaatin denetime olanak verecek biçimde tutanağa geçirilmediği ayrıca bu ilaç raporları karşılığında eczaneden alınan ilaçların sanıklar tarafından alınıp alınmadığı hususunda bir araştırma yapılmamış olması karşısında gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması amacıyla, sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin hakime ait olduğu da dikkate alınarak, suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla, söz konusu ilaç raporlarının mahkeme heyeti tarafından incelenip, özellikleri zapta geçirilerek, iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ayrıca bu raporlar karşılığı eczaneden reçete ile alınan ilaçların sanıklar tarafından alınıp alınmadığı ile ilgili, bu reçete asılları getirtilerek reçetelerin arkasında tanıklar …ve … yazılarının ve bu isimlerin altında yer alan imzaların sanıklara ait olup olmadığı ile ilgili bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan ve bu reçete arkasında bu isimler altında yer alan irtibat cep telefonu numaralarının sanıklara ait olup olmadığı ile ilgili gerekli araştırma yapıldıktan sonra toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.