Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/1744 E. 2017/21021 K. 23.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1744
KARAR NO : 2017/21021
KARAR TARİHİ : 23.10.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat (Her iki suçtan ayrı ayrı)

Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Müşteki …’in yetkilisi olduğu Mısır Kons. İstanbul Mısır Tur. İstanbul ofisine ait Kuveyttürk Katılım Bankası … şubesinden verilen … seri nolu çek yaprağının 15/08/2007 tarihinde iş yerinden boş olarak çalındığı, söz konusu çalınan boş çek yaprağının doldurulup 31/03/2008 keşide tarihli ”ondokuz bin” TL bedelli ve lehdarı … olarak tanzim edilip piyasaya sürüldüğü, alınan bilirkişi raporuna göre çekteki imzanın keşideciye ait olmadığının tespit edildiği, çekte lehtar ve birinci ciranta olarak yazılı olan … isimli bir şahsın araştırmalara rağmen bulunamadığı, çekte ikinci ciro olarak gözüken… Şirketine ait kaşenin ise sahte olduğu ve bu cironun ilgili şirket yetkililerine ait olmadığı, yapılan soruşturma sonucu kardeşi …’nın ve tanık …’ın kimlik bilgilerini kullanan sanığın … . San. Tic. Ltd. Şti. isimli şirketi kurduğu ve ele geçirdiği bu çalıntı çek yaprağını doldurup sahte cirolar oluşturup kendisini şirket yetkilisi olarak tanıtarak malzeme alışverişi için katılan …’ün yetkilisi olduğu …Alimünyum Şti’ne verdiği, ancak sanığın sözleşmedeki şartları yerine getirmemesi nedeniyle sanığa mal verilmediği, sanığın bu şekilde nitelikli dolandırıcılılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia olunan olayda;
Katılan …’ün savcılık aşamasında alınan beyanında … İnşaat adlı şirket ile Mal satım sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşmeye istinaden şirketin yetkilisi olduğunu söyleyen … isimli şahsın sözleşmeyi imzaladığını ve bahse konu çeki sözleşme gereği kendilerine verdiğini beyan ettiği ve kendilerine çeki veren şahsı iyi hatırladığını ve görse tanıyabileceiğini söylediği, katılanın dosyaya sunmuş olduğu mal satım sözleşmesinde alıcı olarak yer alan … İnşaat ismi altında … adının yazdığı ve imzasının olduğu, mahkemece bu hususta bir araştırma yapılmadığı ve sanıktan bu şahsın kim olduğu, tanıyıp tanımadığı hususlarının sorulmadığı, sanığın alınan savunmalarında, haklarında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen …’ın ve … kimlik bilgilerini kullanarak şirket kurduğunu, bu sebepten dolayı yargılandığını ve Üsküdar 2.Ağır Ceza mahkemesinin 2011/190 dosya no, 2011/649 karar nolu dosyasında ve Üsküdar Asliye Ceza Mahkemisinin 2010/425 dosya no, 2011/445 karar nolu dosyasında yargılanarak ceza aldığını savunduğu ancak mahkemece bu dosyalar ile ilgili bir inceleme yapılmadığı, İstanbul Ticaret Odasının gönderdiği cevabi yazılarda da … İnşaat yetkilisi olarak …’ın ve …’nın göründüğünün belirtildiği, sanığın mahkeme aşamasında ki savunmasında da suça konu çek ile ilgisinin olmadığını ve bu işi yapmış ise gayrı resmi ortağı olan …’nın yapmış olabileceğini söylediği ancak bu hususla ilgili de yerel mahkemece bir araştırma yapılmadığı, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması amacıyla dosyada ismi geçen … ve … isimli şahısların araştırılması, sanıktan bu şahısların açık kimlik bilgilerinin ve adreslerinin sorularak tespit edilmeleri halinde çek üzerinde yer alan yazı ve imzaların bu şahıslara ait olup olmadığı ile ilgili bilirkişi incelemesi yaptırılması, katılan …’e teşhis yaptırılarak kendisine suça konu çeki veren şahsın bu şahıslar olup olmadığının sorulması, sanığın sahte kimlik ile … İnşaat isimli şirketi kurduğunu ve bu hususta yargılanıp ceza aldığını belirttiği dosyaların celp edilerek incelenmesi, tüm bu hususlar araştırıldıktan sonra toplanan delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde sanık hakkında beraat hükmü verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.