YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1767
KARAR NO : 2017/20732
KARAR TARİHİ : 18.10.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ :Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM :TCK’nın 158/1-f son, 62/1, 52/2-4, 53/1-3, 204/1, 62/1, 53/1-3 maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, eski eşi adına çek imzalama konusunda noter onaylı vekaletnamesi ile 2.500 TL ve 2.840 TL bedelli iki çeki imzalayarak katılana verdiği ancak çeklerin bankaya ibrazında karşılıksız çıktığı, bu suretle sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;
Ayrıntısı Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı kararında da belirtildiği üzere, belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği, somut olayda, sanığın eski eşi …’den aldığı noter onaylı vekaletname ile çek keşide etmesi ve ifadesinde, ekonomik sıkıntılar nedeniyle çekleri ödeyemediğini ancak borcu kabul ettiğini beyan etmesi ile …’in ifadesinde bu beyanı doğrulaması karşısında, katılanın hukuki olarak alacağını tahsil edebileceği, sanığın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık kastından söz edilemeyeceği ve beraatine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması,
Kabule göre de;
Resmi belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin hakime ait olduğu da dikkate alınarak, söz konusu belgelerin mahkeme heyeti tarafından incelenip özelliklerinin zapta geçirilmesi, bu şekilde, sahtecilikte aldatma kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespitinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 18/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.