YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1779
KARAR NO : 2017/21929
KARAR TARİHİ : 31.10.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanık … hakkında; TCK’nın 158/1-h, 62, 52/2, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet, TCK’nın 204/1, 43, 62, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet, Sanık … hakkında; Resmi belgede sahtecilik suçundan beraat, Nitelikli dolandırıcılık suçundan; TCK’nın 158/1-h, 62, 52/2, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine ilişkin hüküm o yer Cumhuriyet savcısı tarafından, sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar müdafiileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
O yer Cumhuriyet savcısının 25/12/2012 tarihli süre tutum dilekçesinde hükümleri sanıklar aleyhine temyiz edeceğini belirtmiş olup, sunmuş olduğu gerekçeli temyiz dilekçesinde sanıkların katılan …’na yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinden sanıklar lehine vazgeçtiğini belirtmiş olduğundan, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin sadece sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmüne yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık …’in … Ticaret ve İnşaat… ismiyle şirket kurduğu ve kendisini … olarak tanıtarak 01/07/2005 tarihinde katılan …’in işlettiği petrol istasyonuna yanında … ismiyle tanıttığı diğer sanık … ile giderek kendilerinin petrol istasyonunun önünde yapılmakta olan duble yol inşaatında taşeronluk yaptıklarını belirterek yol hakkında bilgiler verdikleri, sonrasında yakıt talebinde bulundukları, 15-20 gün sonra ücretini ödemek üzere katılandan 7436 litre mazot aldıkları, veresiye fişlerini sanık …’ın … ismiyle imzaladığı, 03/07/2005 tarihinde ise kolluk güçlerince yapılan kontrolde sanık …’ın idaresindeki aracın yakalandığı ve araç içerisinde sanık …’in resminin bulunduğu iki adet sahte sürücü belgesinin,… şirketine ait kaşe, ticaret odası faaliyet belgesi, imza sirküleri, ticaret sicil gazetesi, veresiye fişlerinin bulunduğu, bu olaylar nedeniyle sanıkların resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediklerinin iddia olunduğu olayda;
1-Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın veresiye fişlerini sahte isimle imzalamak suretiyle işlediği özel belgede sahtecilik suçunun 03/07/2005 olan suç tarihinden temyiz inceleme gününe kadar 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 67/4 maddelerinde öngörülen 12 yıllık kesintili dava zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından; 5320 sayılı Kanun’un 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2-Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Dosya kapsamından sanığın diğer sanık … ile birlikte atılı suçu işlediği anlaşıldığından mahkeminin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
3-Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın, hükümden sonra 21/05/2017 tarihinde öldüğünün UYAP sistemi aracılığıyla Mernis’ten temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında, hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilip verilmeyeceğinin mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 31/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.