Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/1783 E. 2017/20486 K. 17.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1783
KARAR NO : 2017/20486
KARAR TARİHİ : 17.10.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanıkların ayrı ayrı beraatlerine

Nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından sanıkların beraatına ilişkin hükümler, o yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü,
… Sigorta A.Ş.’nin yetkilisi olduğu belgelenmeyen …’nin talimat mahkemesinde alınan beyanında “davaya katılma talebi bulunmadığına, ancak sanıklardan şikayetçi olduklarına” ilişkin beyanına karşın, katılan … şirketi adına dosya içerisinde geçerli vekaletnamesi bulunan vekilinin yaptığı davaya katılma talebinin ve temyiz isteminin hukuken geçerli olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede,
Sanık … adına trafikte kayıtlı bulunan, herhangi bir geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan …plakalı araç ile sanık … seyir halinde iken, 26/04/2012 tarihinde saat 21.16 sıralarında, diğer sanık …’ın sevk ve idaresindeki … plakalı araç ile maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, aracın sigortasız olması nedeni ile polis çağırıp kaza tespit tutanağı tutulması gerekirken, önce … plakalı araca …Sigorta’dan 27/04/2012 tarihinde zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırdıkları, daha sonra da kazanın 30/04/2012 tarihinde gerçekleşmiş gibi sahte maddi hasarlı kaza tespit tutanağı tuttukları, bu tutanak ile birlikte araç maliki görünen sanık …’nın katılan … şirketinden sigorta bedelini talep ettiği, sanıkların bu suretle nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddia olunan somut olayda,
5237 sayılı TCK’nın 36/1 maddesinde düzenlenen “gönüllü vazgeçmenin” … iradeye ve pişmanlığa dayalı olması, iradeyi zorlayıcı dış etken bulunmaması gerekir. Başka bir anlatımla fail suçu tamamlama imkanına sahip olmasına rağmen tamamen iradi ve gönüllü olarak icra hareketlerine son vermeli suçun tamamlanmasını yada neticenin gerçekleşmesini istememeli ve bunun için elinden gelen gayreti göstermelidir. Bu durumda gönüllü vazgeçmeden bahsedebilmek için suçun, suçun teşebbüs aşamasında kalması, vazgeçmenin iradi ve gönüllü olması, suçun tamamlanmamasının yada neticenin gerçekleşmemesinin, sanığın iradi ve gönüllü vazgeçmesine bağlı olması, dış etkenlere bağlı olmaması gerekmektedir. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, sanıkların sahte olarak oluşturdukları kaza tespit tutanağı ile katılan … şirketinden sigorta bedelini talep ettikleri, sigorta başlangıç tarihi ile kaza tarihinin yakın olması nedeni ile sigorta şirketi tarafından olaya ilişkin inceleme başlatılması ve kazanın gerçekte 26/04/2012 tarihinde yapıldığına ilişkin maddi delillere dayalı tespitler yapılması üzerine sanıkların suçlamalardan kurtulmak üzere tevil yollu ikrar içeren beyanlarda bulundukları, dolayısıyla vazgeçmenin gönüllü ve iradi olmadığı, dış etmenlere dayanması karşısında, sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyet hükmü verilmesi yerine, yasal olamayan gerekçe ile yazılı şekilde beraat hükmü verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.