Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/1822 E. 2017/21850 K. 31.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1822
KARAR NO : 2017/21850
KARAR TARİHİ : 31.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanık … hakkında TCK’nın 204/1, 43/1, 62 ve 53 maddeleri, TCK’nın 155/2, 43/1, 62, 52 ve 53. maddeleri gereğince, sanık … hakkında TCK’nın 204/1, 43/1, 62 ve 53. maddeleri, TCK’nın 155/2, 43/1, 62, 52, 51 ve 53. maddeleri gereğince ayrı ayrı mahkumiyet

Resmi belgede sahtecilik ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü,
Muhasebeci olan sanıkların, katılanların muhasebe işlemlerini kendi bürolarında takip ettikleri, katılanlardan SSK ve Bağkur prim borçlarını ödemek üzere toplam 8.185,35 TL aldıkları ve bu prim borçları yatırılmış gibi 11 adet sahte … Bankası … Şubesi’ne ait vergi tahsil alındı belgesi düzenleyerek katılanlara verdikleri, sanıkların bu surette resmi belgede sahtecilik ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarını işledikleri iddia ve kabul olunan somut olayda,
1) Sanık …’in hüküm tarihinden sonra 06/05/2015 tarihinde vefat ettiğinin UYAP’tan temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında; sanık … hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilip verilmeyeceğinin mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2) Resmi belgede sahtecilik suçu açısından yapılan incelemede; Sahteciliğin iğfal kabiliyetini haiz olup olmadığının bilirkişi raporu veya mahkeme gözlemi ile tespit edilmemiş olması ve sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin hakime ait olması karşısında, suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla, öncelikle sahte olduğu iddia olunan … Bankası… Şubesi’ne ait vergi tahsil alındı belgelerinin asıllarının adli emanete alınması ve akabinde de söz konusu belgelerin mahkeme heyeti tarafından incelenip, özellikleri zapta geçirilerek, iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, gerekirse bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3) Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan yapılan incelemede; Serbest muhasebecilerin 3568 sayılı Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirlik Kanunu’nun 2/A maddesinde belirtilen görevleri arasında “vergi borcunu yatırmak” gibi bir görevin olmadığı, ayrıca Türkiye Serbest Muhasebeciler Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliğinin Mecburi Meslek Kararları’na ilişkin 26/01/1996 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 1996/1 sayılı genelgesinin 1. maddesinde yer alan “meslek mensupları, müşteri adına üçüncü kişilere ödeme yapmak üzere her ne isim altında olursa olsun mali değerler alamazlar” şeklindeki hükmü de dikkate alınmak suretiyle; sanığın, vergi ve SSK prim borcunu yatırmak üzere katılanlardan aldığı paraları kurumlara yatırmayarak özel işlerinde kullandığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 155/1. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.