Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/1831 E. 2017/24901 K. 28.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1831
KARAR NO : 2017/24901
KARAR TARİHİ : 28.11.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM : Beraat

Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve bedelsiz senedi kullanma suçlarından sanıkların beraatine ilişkin hükümler, katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık …’nün oto galericilik yaptığı, katılan …’in bu galeriye kendisine ait …. plakalı aracı 7.500 TL karşılığında takasa verip 8.000 TL de fark ödeyerek karşılığında …. plakalı aracı 18/01/2007 tarihinde aldığı, bu satıştan iki yıl sonra borçlusu …, alacaklısı … olan, 15.500 TL tutarında bir senedin sanık … tarafından sanık …’e, bu sanığın da senedi sanık …’e ciro etmesi sonucu sanık … tarafından katılana karşı icra takibi başlatıldığı,
Yine katılan …’in de sanık …’den …. plakalı aracı 10.450 TL bedel ile 06.11.2007 tarihinde satın aldığı, aracın arızalı çıkması nedeniyle aracı iade ettiği, 4.300 TL fark ödeyerek …. plakalı aracı 09.11.2007 tarihinde resmen aldığı, bu işlemlerden yaklaşık bir yıl sonra borçlusunun katılan …, alacaklısının sanık …, bedelin 10.000 TL olduğu bir senedin sanık … tarafından sanık …’e, bu sanığın da senedi sanık …’e ciro etmesi sonucu sanık … tarafından katılana karşı icra takibi başlatıldığı, sanık …’nün katılanlardan araç satışı sırasında hile ile senet alarak tahsil etmek amacıyla bu senetleri birlikte hareket ettiği diğer sanıklara verdiği, bu suretle sanıkların katılanlara karşı ayrı ayrı nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve bedelsiz senedi kullanma suçlarını işlediklerinin iddia olunduğu olayda;
1- Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümler açısından; katılanlara satılan araçlara ilişkin düzenlenen noter araç satış sözleşmelerinde satıcının araç bedelini tamamen aldığının yazılması, sanık …’nün araç satış bedellerini almadığına yönelik bir delil sunamaması; sanık …’in savunmasında sanık …’e 14.500 TL’ye araç sattığını, sanık …’in aracı beğenmeyerek geri getirdiğini, aracın bedelini sanık …’ye vermiş olması nedeniyle beraber sanık …’in yanına gittiklerini, sanık …’in elinde para olmadığını, müşteri senetleri olduğunu belirtmesi üzerine suça konu senetleri cirolayarak verdiklerini belirttiği, sanık …’in sanık …’e 14.500 TL borcu olmasına rağmen, suça konu senetlerin bedelleri toplamı olan 25.500 TL’lik senet vererek kendisini mevcut borcundan daha fazla bir borç altına sokmasının hayatın olağan akışına uygun olmaması, bununla birlikte sanık …’nün savunmasında ise, sanık …’e iki adet araç sattığını, araçları geri getirmesi üzerine almış olduğu parayı suça konu müşteri senetleri ile ödediğini belirterek sanık …’in savunması ile örtüşmeyecek beyanda bulunması; bununla birlikte araç alımında baştan beri katılanların yanında olan katılan …’in arkadaşı olan tanık …’ın, katılan …’in arkadaşı olan tanık …’nün beyanlarında, katılanların araç bedellerini tamamen ödediklerini, senet imzalamadıklarını belirtmeleri; yine suça konu senetlerin ödeme tarihlerinden uzunca bir zaman geçtikten sonra takibe konulmasının hayatın olağan akışına uygun olmaması hususları dikkate alındığında; sanıklar hakkında açılan bedelsiz senedi kullanma suçunun dolandırıcılık suçunun unsuru olması nedeniyle ayrıca bu suçtan cezalandırılmaları yoluna gidilmeyerek, sanıklar … ve …’in katılanlara karşı ayrı ayrı TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve TCK’nın 209/2 maddesi yollamasıyla 204/1 maddesi gereğince resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmaları yoluna gidilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun olmayan yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
2- Sanık … hakkında kurulan hükümler açısından; sanığın, hükümden sonra 05/06/2017 tarihinde öldüğünün UYAP sistemi aracılığıyla MERNİS’ten temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında, hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilip verilmeyeceğinin mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.