YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1957
KARAR NO : 2017/21441
KARAR TARİHİ : 25.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : TCK’nın 155/2, 62, 52/2-4 ve 51/1-3-7-8. maddeleri
gereğince mahkumiyet
Sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, Şişli Belediyesi adına kağıt ve ambalaj atığı toplama hizmetini gerçekleştiren katılan … İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin işçisi olduğu, katılan şirket adına toplaması gereken kağıdın günlük yaklaşık 400-450 TL’lik kısmını başka bir yere satmak suretiyle atılı suçu işlediği iddia edilen olayda;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması ve zilyetliğin devrinin zorunlu olması gerekmektedir. Bu hukuksal olgular ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılan şirket tarafından sanığa tevdi ve teslim edilmiş herhangi bir malın bulunmadığı, sanığın, katılan şirket adına toplamakla yükümlü olduğu kağıtları üçüncü şahıslara satarak menfaat temin etmesi şeklindeki eyleminin, iş akdinin ihlali kapsamında hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu anlaşılmakla, sanığın yasal unsurları itibariyle oluşmayan atılı suçtan beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
Kabule göre de;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/10/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.