Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/196 E. 2017/5517 K. 06.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/196
KARAR NO : 2017/5517
KARAR TARİHİ : 06.02.2017

Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 25/12/2015 tarihli ve 2015/49397 soruşturma, 2015/105525 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik müşteki vekili tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 08/02/2016 tarihli ve 2016/550 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 07.12.2016 gün ve 94660652-105-06-10224-2016-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası … Cumhuriyet Başsavcılığının 19/12/2016 gün ve 2016/397897 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, şüphelinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddiası üzerine yürütülen soruşturma sonucunda, iddiaların 6 yıllık bir çalışma dönemini kapsadığı, şüphelinin ne zaman ve ne şekilde işyerine ait parayı aldığına dair somut iddialar yer almadığı bu iddiaların şüphelinin işten ayrılmasından sonra gündeme getirilmesinin de ciddiyeti konusunda kuşku doğurduğu ve mevcut delillere göre şüphelinin müsnet suçu işlediğine dair kamu davası açmayı gerektirir yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, somut olayda, müştekilerin mağazasının eski kasa satış elamanı olan şüphelinin kasadan 26.000,00-27.000,00 Türk lirası civarında parayı alarak parayı uhdesinde tuttuğunun iddia edilmesi ve mali müşavir olan tanık…..’in hesapları incelediğini ve şüphelinin peşin satışlarda yazar kasa fişlerini iptal ederek zimmetine para geçirdiğini tespit ettiğini beyan etmesi karşısında, defter ve belgeler üzerinde ehil bir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılması ve toplanacak deliller ile yapılacak inceleme sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Ankara 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 08.02.2016 tarih ve 2016/550 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 06.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.