Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/2010 E. 2017/23965 K. 21.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2010
KARAR NO : 2017/23965
KARAR TARİHİ : 21.11.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat

Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarından, sanığın beraatına ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
… ili, … ilçesi, … köyü 2803 sayılı parselin gerçek malikinin … oğlu, 1942 doğumlu katılan … olmasına rağmen, Ankara Barosuna kayıtlı olarak avukatlık görevini yapan sanığın, gerçekte böyle bir kişi bulunmadığı halde, … oğlu, 1946 doğumlu … tarafından kendisine vekaletname verildiği şeklinde sahte olarak …. Noterliği’nin 16/08/2004 tarihli vekaletnamesini düzenlediği, ardından da bu sahte vekaletname uyarınca … vekili sıfatıyla belediye aleyhine Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesin’de bahsi geçen taşınmazla ilgili kamulaştırmasız el atma davası açtığı, dava neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine bahsi geçen ilama dayalı olarak alacaklı vekili sıfatıyla icra takibi başlatarak söz konusu icra dosyasında alacağın tamamını Belediye Başkanlığından bu sahte vekaletnameye istinaden tahsil ettiği, sanığın bu surette nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda,
Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2013/449 Esas, 2015/235 Karar sayılı, 14/09/2015 tarihli kararı ile sanıklar … ve … hakkında, temyiz inceleme konusu olay ve diğer parsel maliklerine karşı işlenen, sahte vekaletname eylemlerine ilişkin olarak, avukat …’in katılan sıfatının olduğu nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açıldığı ve sanıkların mahkumiyetine karar verildiği, yapılan temyiz üzerine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2015/352689 tebliğname numarasını aldığı ve Başsavcılık arşivinde bulunduğunun anlaşılması karşısında; her iki dosya arasında fiili ve hukuki irtibat bulunması nedeniyle öncelikle Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2013/449 Esas, 2015/235 Karar sayılı dosyasının sonucunun beklenmesi, temyiz neticesine göre mümkün olması halinde her iki dosyanın birleştirilmesi, birleştirmenin mümkün olmaması halinde ise bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin alınması ve sanığın hukuki durumunun bunlara göre değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.