Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/2023 E. 2017/22047 K. 01.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2023
KARAR NO : 2017/22047
KARAR TARİHİ : 01.11.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların, bankadan 8.000 TL kredi çekmeye karar vererek vergi levhası, araç ruhsatı ve Şoförler Odasında kayıtlı olduklarına dair belgeleri sahte olarak tanzim ettikleri ve bu belgelerin fotokopileri ile sanık … adına kredi başvurusunda bulundukları, sanık …’ın ise sözleşmeye kefil olarak imza attığı, bankanın yaptığı araştırmada kredi başvurusu esnasında sunulan belge fotokopilerinin sahte olduğunu tespit ettiği ve durumu emniyet görevlilerine bildirdiği, bu suretle sanıkların nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda;
1- Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik olarak katılan … vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde,
Sanıklara yüklenen suçlardan, doğrudan doğruya zarar görmeyen şikayetçinin kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı ve usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceğinden mevcut temyiz isteminin gibi 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik olarak katılan İng Bank vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Bu açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde, sanık … ‘ın, kendi adına kredi başvurusunda bulunduğu, sanık …’ın ise kendi adına kefil imzası attığı ancak kredinin çıkmasını sağlamak amacıyla bankaya sahte belge fotokopileri sundukları, bankanın ise yaptığı araştırmada belgelerin sahteliğini tespit etmesi üzerine kredinin çıkarılmadığı ve bankanın denetim imkanını kullanması sonucu sanıkların menfaati temin edemedikleri anlaşılmakla, suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kurulan beraat hükümlerinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 01/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.